plan (belirtme hâliplanı,çoğuluplanlar)
Bir yapının planı (2)- Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi, bir konunun yolunda yürümesi için uyulması tasarlanan düzen
- ' 'Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar. - H. Taner
- Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim.
- O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu. - R. N. Güntekin
- (sinema,televizyon)çekim
- (mecaz) Geleceğe dönük düşünce; niyet:
- Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi. - Ö. Seyfettin
- Göze hitap eden resim, tiyatro vb. sanatlarda cepheden itibaren derinlemesine bölümlerden her biri.