Sudan, resmî adıylaSudan Cumhuriyeti (Arapça: جمهورية السودان,Cumhûriyyetü’s-Sûdân), Kuzey Doğu Afrika'da bir ülkedir. BaşkentiHartum, en yüksek nüfuslu şehriOmdurman'dır. Sudan kuzeydenMısır, kuzey doğudanKızıldeniz, doğudanEtiyopya veEritre, güneydenGüney Sudan, batıdanOrta Afrika Cumhuriyeti veÇad, kuzey batıdan daLibya'yla çevrilidir. Yüz ölçümü bakımındanAfrika'nın en büyük üçüncü ülkesidir.Nil, Sudan'ı Batı ve Doğu Sudan olmak üzere ikiye ayırır. Hartum'un Rafediye bölgesi yakınlarında Beyaz Nehir ile Mavi Nehir birleşir. Sudan'ın ortasından, dış ilişkilerinde kültürel, toplumsal ve ekonomik olarak büyük rol oynayanNil Vadisi geçer.
İnsanların Sudan'da yaşamaya başlaması MÖ 5000 yılına kadar uzanır.[13] 1.886.068km2'lik yüz ölçümü iledünyanın en büyük 16. ülkesidir. Ülke, 2011 yılında Güney Sudan'ın bağımsızlık kazanmasından sonra yüz ölçümü bakımındanAfrika'nın en büyük ülkesi olma özelliğiniCezayir'e kaptırmıştır. 2022 itibarıyla nüfusu 45,7 milyondur.
Tarihi kaynaklarda Sudan denirken kastedilen alan bugünkü Sudan'ın topraklarından çok daha geniş bir alandır.Araplar Afrika'ya girdikten sonra siyahilerin yaşadığı veKızıldeniz kıyılarından başlayarak Batı Afrika'ya kadar uzanan geniş bir alana Beledu's-Sudan (Siyahlar Ülkesi) adini vermişlerdi. Daha sonra "Beled" kelimesi atılarak bu bölgeye sadece Sudan denmiştir. Bugünkü Sudan ise, Doğu Sudan denirken kastedilen bölgedir.
İnsanlarTaş Devri’nden beri Sudan'da yaşamaktadır.[14][15][16] Bölgede siyahîlere ait kafatasları bulunmuş veHartum Bölgesi'nde yaşamış oldukları anlaşılmıştır. MÖ 3800 civarındaNil’in batısında insan gruplarının yaşadığı ve kültürler oluşturduğu anlaşılmıştır.[17]
Mısır’ın 639'daAmr ibnu'l-As tarafından fethedilmesinden sonra bu ülkeye yerleşen Müslümanlar kısa süre sonra ticaret için Sudan pazarlarına gitmeye başladılar. Sudanlılar da İslam’ı ilk olarak bu tüccarlar sayesinde tanıdılar. Sudanlılardan bazıları İslam’ı tanıdıktan sonra kısa süre içinde bu dine ısındılar ve daha önce Sudan'a girmiş olan Hristiyanlığın etkisi zayıflamaya başladı. Mısır’a yerleşen Müslümanlar7. yüzyılın ortalarından itibaren Sudan’ı ele geçirmek için birtakım askeri hareketler gerçekleştirdiler. Bu fetih hareketleri uzun süre devam etti. 1172'deSelahaddin Eyyubi'nin kardeşiTuran Şah, 1260'ta daI. Baybars bugünkü Sudan topraklarına birer sefer düzenlediler. Bu seferlerden sonra buralarda İslam daha da güçlenmeye başladı. 1517'deOsmanlı Devleti'nin Mısır’ı fethetmesi Sudan'da etkisini gösterdi. Ancak aynı dönemde Sudan'da varlığını sürdürenFunc Devleti de güneye doğru kayarak varlığını sürdürdü. Mısır valisiKavalalı Mehmed Ali Paşa 1821'de Func Devleti'nin üzerine ordu göndererek Sudan topraklarını ele geçirdi. Ancak Mehmed Ali Paşa, Sudan'da halkı hiç memnun etmeyen bir siyaset güttü. Mehmed Ali Paşa, Sudan’ı fetheden İsmail Paşa'yı görevden alarak yerine kendi oğlunu geçirdi. O da birtakım siyasi hesaplarlaFransız veİngilizlerle iş birliği yaptı ve bazı eyaletlerin valiliklerine onların adamlarını getirdi. Bu durum Sudan’ın Müslüman halkını rahatsız etti.Muhammed Ahmed el-Mehdi adlı bir zat bazı kişileri etrafına toplayarak 1881'de bir hareket başlattı. Muhammed Ahmed el-Mehdi, etrafında topladığı kuvvete "ensar", hareketine de "ensar hareketi" adını veriyordu. Mehdi'nin hareketi kısa zamanda geniş bir alana yayıldı. Onun hareketini bastırmak için gönderilen ordular yenilgiye uğratıldılar. Ensar hareketi gösterdiği başarılarla hakimiyetine aldığı topraklar üzerinde ayrı bir yönetim kurdu. Mehdi, 22 Ocak 1885'te öldü ve yerine geçen oğlu Abdullah bin Muhammed,Omdurman'daHerbert Kitchner adlı İngiliz generalin komutasındaki Mısır kuvvetlerine yenildi. Daha sonra İngiliz güçler, Mısır'daki yönetimin yanlış uygulamalarını düzeltmeyi amaçladıklarını ileri sürerek 1899'da Sudan'a girdiler. İngilizler ilk iş olarak Muhammed Ahmet Mehdi'nin başlattığı hareketi tümüyle dağıttılar. 1920'lerin başlarındaki isyan hareketleri başta İngiliz yönetimini sarsar gibi olduysa da ilerleyen birkaç yılda bastırıldılar ve Sudan 1 Ocak 1956'da bağımsızlığını elde edinceye kadar İngiliz işgalinde kaldı.
1 Ocak 1956'daki bağımsızlık töreninde, Başbakanİsmail el-Ezheri [en] tarafından muhalefet lideri Muhammed Ahmed Almahjoub'un da katılımıyla Sudan bayrağı göndere çekiliyor.
Hashem al Atta, 1971 yılındaki başarısız darbe girişiminin ardından tutuklanırken.
İsmail el-Ezheri 1952'de Ulusal Birlikçi Parti'nin başkanlığına seçildi ve partisi 1953 seçimlerinde büyük bir zafer kazanmasıyla el-Ezheri Ocak 1954'te başbakan oldu. Başbakan olduktan sonra Mısır'la birleşme politikası yürüten el-Elheri, bunun iç savaşa yol açabilecğini görünce, politikasından vazgeçti ve Mayıs 1955'ten itibaren ülkesinin tam bağımsızlığı için mücadele vereceğini açıkladı.
1 Ocak 1956 tarihinde Sudan bağımsızlığını kazandı. Kısa bir süre sonra, Ulusal Birlikçi Parti içindeki çekişmeler nedeniyle İsmail el-Ezheri iktidardan düştü.
1965 yılında İsmail el-Ezheri, devlet başkanlığına eş konumdakiYüksek Konsey başkanlığına getirildi. Ama toplumsal huzursuzluklar, 25 Mayıs 1969 tarihinde Sudan'da ikinci kez askerî darbe sonuçlandı.1969 Sudan askerî darbesi ile el-Ezheri devrierek tutuklandı. Hapisteyken sağlığı kötüleşti ve hastanede 26 Ağustos'ta hayatını yitirdi.[18] Daha sonra da Sudan siyaseti, adeta bir darbeler tarihi olarak 1968, 1971, 1975, 1976, 1977, 1985,1989, 1990, 1992, 2004, 2012, 2013,2019 yıllarında askerî darbelere sahne oldu. Ayrıca her ikisi deSudan Halk Kurtuluş Ordusu ve müttefikleri ile merkezi otorite arasında gerçekleşen, 18 Ağustos 1955 – 27 Mart 1972 tarihleri arasında sürenBirinci Sudan İç Savaşı [en][19] ve Haziran 1983-Ocak 2005 arasındakiİkinci Sudan İç Savaşı, ülkeyi maddi ve manevi olarak harap etmiştir. Hatta İkinci Sudan İç Savaşı -tek başına-II. Dünya Savaşı sonrası en çok sivil kaybın gerçekleştiği savaşlardan biri olmuştur.[20] Her iki tarafa da uluslararası devlet ve devlet dışı olmak üzere geniş destek sağlanmış, bu da savaşın uzama nedenlerinden biri olmuştur. Çatışmalar resmî olarak 9 Ocak 2005 tarihinde bir barış anlaşmasının Nairobi'de imzalanmasıyla sona erdi.[21]
Dini ve etnik olarak farklı toplulukların bir arada yaşadığı bir ülke olan Sudan'dalaiklik sürekli gündemde oldu. Sudan'da din, dil, ırk ayırımı gözetilmeyecek bir devletin kurulması için verilen mücadele, bağımsızlığın kazanıldığı 1958 yılı öncesinde başladı. İlk yıllarda merkezi yönetimin güney kesiminin farklılıklarını hesaba katmadan ülke içinde eritmek istemesi, güneydeki halkın bağımsızlık talep etmesine ve silahlı mücadelesini bu yönde yoğunlaştırmasına neden oldu. Özerklik verilmesinden sonra önemli ölçüde uzlaşı sağlanmış olsa da, 1983 yılında Devlet Başkanı Cafer El Numeyri'nin anlaşmayı feshetmesiyle İç Savaş yeniden başladı. Sudan'da laik bir sistemi hedefleyenSudan Halk Kurtuluş Hareketi ile 1985 yılında Numeyri'nin düşürülmesinden sonra yönetime gelen Sudan yönetimi, anlaşmayı yürürlüğe koydu veşeriat kanunlarının yürürlüğünün durdurulması konusunda da uzlaşıldı. Ancak 1989 askerî darbesiyle başa geçen Ömer El Beşir anlaşmayı bozdu, şeriat kanunlarını da yeniden devreye aldı.[22]
Sudan'da yerinden edilmiş insanlar. (Darfur bölgesi)
Güney Darfur başkentiNyala'da bir mülteci kampı. (2005)
başkent Hartum'un 1300 km batısında yer alan, yerel ve Arap kabilelerin hayvancılıkla geçindiğiDarfur bölgesinde su kaynakları ve otlakların paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar, kuraklığın etkisi ile büyümüş, 2003 yılında yerel bir isyanın ardından, bölgedeki kabileler "Toro Boro" ile Sudan hükûmeti tarafından kurulan ve desteklenen milis kuvvetleri (Canjavid) arasında çatışmalar başlamıştır. Bu çatışmalarda Darfur nüfusunun üçte birine yakın, yaklaşık 2 milyon kişiyi zorla yerinden edilirken, yüz binlerce insan öldürüldü. Hâlen 1,5 milyon kişi yerleştirildiklerimülteci kamplarında yaşamaktadır.
Hükûmetin, Darfur bölgesinde, geniş çaplı bir “etnik temizlik” başlattığı iddiaları üzerine,Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 18 Eylül 2004 tarihinde, 1564 no'lu kararıyla genel sekreterden Sudan'da bir araştırma komisyonu kurulmasını istemiştir. Kurulan komisyon, 25 Ocak 2005'te, BM Genel Sekreteri'ne bir rapor sunmuş ve sivil halkın korunması ve suçluların cezalandırılması için harekete geçilmesini tavsiye etmiştir. Raporun ardından, Güvenlik Konseyi, 31 Mart 2005 tarihli ve 1593 no'lu kararı ile olayıUluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşıma kararı almıştır.
6 Haziran 2005'te UCM savcısıLuis Moreno Ocampo, Darfur'da işlenen suçlar hakkında soruşturmayı resmî olarak açmış ve dosya Hakim Akua Kuenyehia (Gana) başkanlığındaki 1 no'lu Ön Yargılama Dairesine iletilmiştir.
2007'de Sudan hükûmeti destekliCanjavid adı verilen paramiliter gruplarla, (Toro Boro)Sudan Özgürlük Hareketi (Haraka Tahrir Sudan) denen asiler arasındaki çatışmalara sahne olmaya başlamıştır. Militer gruplara destek olduğunu ve etnik temizliği kabul etmeyen Sudan hükûmeti, Nisan 2007'de Amerikanambargosu ve diğer baskılara da dayanamayarak,Birleşmiş Milletler'in (BM) Darfur'da barışı sağlamaya yönelik operasyonlarını, "silahlı havadan konuşlandırma dahil" kabul ettiklerini açıkladı.[23]
4 Mart 2009 tarihindeUluslararası Ceza Mahkemesi Sudan Devlet BaşkanıÖmer el-Beşir hakkında Darfur Bölgesinde soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten dolayı tutuklama emri çıkartmıştır. Böylece görev başındaki bir lidere ilk kez soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç cezası onanmış oldu.Ömer el-Beşir,Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kuruluşundan (2002 yılından) bu yana hakkında tutuklama emri çıkartılan en üst düzey yetkilidir.[24]
2005 anlaşması sonrasındaki gelişmeler 2011 yılında güneye kendi kaderini tayin hakkının verilmesini sağladı. Bu da Sudan'ın ikiye bölünmesi veGüney Sudan'ın kurulmasıyla sonuçlandı.[22] 9 ila 15 Ocak tarihlerinde yapılan2011 Güney Sudan bağımsızlık referandumunda oyların %98.83'ü bağımsızlık yönünde kullanıldı.[25]
Sudan haritası.Hala'ib Üçgeni, 2000 yılından beri tartışmalı Mısır yönetimi altındadır.
Afrika kıtasının kuzeydoğusunda yer alan Sudan, 1.886.068 km² yüzölçümüne sahiptir. Ülke; güneydeGüney Sudan, güneybatıdaOrta Afrika Cumhuriyeti, batıdaÇad, kuzeybatıdaLibya, kuzeydeMısır, güneydoğudaEtiyopya, doğudaEritre ile komşudur. Ayrıca doğusundakiKızıldeniz ile 853 km sahil şeridi bulunmaktadır. Düz bir coğrafyaya sahip ülkenin güneyi, güneydoğusu ve batısı dağlarla çevrili iken kuzeyi ise çöllerle kaplı bulunmaktadır. Ülkenin yaklaşık %24'ü çöllerden oluşmaktadır.[26]
Sudan'ın en önemli yer altı zenginliğipetroldür. Diğer yeraltı kaynakları; doğalgaz, demir, bakır, krom, çinko, kurşun, nikel, tungsten, mika, gümüş ve altın olarak sıralanmaktadır.
Yağış miktarı Sudan'ın güneyine doğru artar. Ülkenin orta ve kuzey kısımları, kuzeydoğudaNübye Çölü ve doğudaBayuda Çölü gibi aşırı derecede kurak çöl alanlarına sahiptir, güneyde ise otlaklar ve tropikalsavan vardır. Sudan'ın yağmur mevsimi kuzeyde yaklaşık dört ay (Haziran-Eylül) ve güneyde altı aya kadar (Mayıs-Ekim) sürer.
Kurak bölgeler güneşi tamamen engelleyebilen haboob denilenkum fırtınaları'yla boğuşur. Kuzey ve batı yarı çöl bölgelerinde, insanlar tarım için kıt yağışlara bel bağlar ve bunların çoğugöçebe olup koyun ve deve sürüleriyle dolaşır. Nil Nehri yakınında, mahsul yetiştiren iyisulanan çiftlikler de vardır.[27] Ülkenin her yerinde güneş ışığı süresi çok uzundur ve özellikle çöllerde bu süre yılda 4.000 saatin üzerine çıkabilir.
Çölleşme Sudan'da ciddi bir sorundur.[28] Toprak erozyonu konusunda da endişeler vardır. Hem kamu hem de özel tarımsal büyüme, koruma önlemleri olmadan ilerledi. Sonuçlarormansızlaşma, toprağın kuruması vetoprak verimliliği'nin ve su tablasının düşmesi şeklinde kendini gösterdi.[29]
Ülkenin yaban hayatı kaçak avlanma nedeniyle tehdit altındadır. 2001 yılı itibarıyla, yirmi bir memeli türü ve dokuz kuş türü ile iki bitki türü tehlike altındadır. Kritik olarak nesli tükenmekte olan türler şunlardır:kelaynak, kuzey beyaz gergedanı, tora hartebeest, ince boynuzlu ceylan veşahin gagalı kaplumbağa.Sahra antilopu'nun nesli vahşi doğada tükenmiştir.[30]
Sudan ihracatının orantılı temsili, 2019Sudan'dakiPetrol vegaz imtiyazları, 2004Sudan'da kişi başına düşen GSYİH gelişimi
2010'da Sudan dünyanın en hızlı büyüyen 17. ekonomisi[31] olarak kabul ediliyordu ve uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kaldığında bile ülkenin büyük ölçüde petrol gelirlerinden elde ettiği hızlı kalkınmaThe New York Times tarafından 2010'da kaydedildi. 2006 tarihli bir makale[32] Sudan'ın petrol sahalarının yaklaşık yüzde 75'ini içerenGüney Sudan'ın ayrılması nedeniyle,[33] Sudanstagflasyon aşamasına girdi, GSYİH büyümesinin 2014'te yüzde 3,4'e, 2015'te yüzde 3,1'e gerilediği ve 2016'da yavaş yavaş toparlanarak yüzde 3,7'ye çıkacağı tahmin edilirken enflasyon 2015 itibarıyla yüzde 21,8'de kaldı.[34] Sudan'ın GSYİH'si 2017'de 123.053 milyar ABD dolarından 2018'de 40.852 milyar dolarına indi.[35]
Güney Sudan'ın ayrılmasından önceki petrol kârlarına rağmen Sudan hâlâ zorlu ekonomik sorunlarla karşı karşıyaydı. Kişi başına düşen çok az üretime rağmen hâlâ büyümesi artıyordu. Sudan ekonomisi 2000'li yıllarda istikrarlı şekilde büyüdü ve Dünya Bankası raporuna göre 2010'da GSYİH'deki genel büyüme, 2009'daki yüzde 4,2'lik büyümeye kıyasla yüzde 5,2 idi. Bu büyüme, Güney Sudan'ın bağımsızlığından öncekiDarfur Savaşı vegüney özerklik dönemi sırasında bile sürdü.[36][37]
Petrol, Güney Sudan'ın Temmuz 2011'de bağımsızlığını kazanmasından önceki yıllarda, 2000'lerin sonlarında üretimin önemli ölçüde artmasıyla Sudan'ın ana ihracatıydı. Artan petrol gelirleriyle, Sudan ekonomisi 2007'de yaklaşık yüzde dokuzluk büyüme oranıyla patlama yaşadı. Ancak petrol zenginiGüney Sudan'ın bağımsızlığı, büyük petrol sahalarının çoğunu Sudan hükûmetinin doğrudan kontrolünün dışına çıkardı ve Sudan'daki petrol üretimi yaklaşık 450.000 varil/gün (72.000 m3/d) den 60.000 varil/gün (9.500 m3/d) altına düştü. O zamandan beri üretim toparlanarak 2014–15 için 250.000 varil/gün (40.000 m3/d) civarında seyretti.
Güney Sudandenize kıyısı olmayan bir ülke olduğundan, Güney Sudan petrol ihraç etmek için Sudan'ınKızıldeniz kıyısındakiPort Sudan'a giden boru hattına ve Sudan'daki petrol arıtma tesislerine dayanır. Ağustos 2012'de Sudan ve Güney Sudan, Güney Sudan petrolünü Sudan boru hatları üzerinden Port Sudan'a taşımak için anlaşma imzaladı.[38]
Çin Halk Cumhuriyeti Sudan'ın en büyük ticaret ortaklarından biridir. Çin'in Greater Nile Petroleum Operating Company'nde yüzde 40 hissesi vardır.[39] Ülke ayrıca Sudan'a, Darfur ve Güney Kordofan'daki çatışmalar gibi askeri operasyonlarda kullanılan küçük silahları da satmaktadır.[40]
Tarihsel olarak tarım, Sudanlıların yüzde 80'inden fazlasının ana gelir ve istihdam kaynağı olmaya devam ederken ve ekonomik sektörün üçte birini oluştururken, petrol üretimi Sudan'ın 2000 sonrası büyümesinin çoğunu sağladı. HalenUluslararası Para Fonu (IMF), sağlam makroekonomik politikalar uygulamak için Hartum hükûmeti ile el ele çalışmaktadır. Bu, 1980'lerde borca batmış Sudan'ın IMF ve Dünya Bankası ile ilişkilerinin bozulduğu ve sonunda IMF'den askıya alınmasıyla sonuçlanan çalkantılı bir dönemi takip etmektedir.
Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre Sudan, dünyadaki en çok yolsuzluk yapılan ülkelerdendir.[41] 2013Küresel Açlık Endeksi'ne (GHI) göre Sudan'ın GHI gösterge değeri 27,0 idi. Bu, ülkenin 'Alarm Verecek Açlık Durumu'na sahip olduğunu gösterir. Sudan, Dünyanın en aç beşinci ülkesi olarak derecelendirilmektedir.[42]
2015İnsani Gelişme Endeksi'ne (İGE) göre Sudan, insani gelişmede 167. sıradaydı ve bu, Sudan'ın hâlâ dünyadaki en düşük insani gelişme oranlarından birine sahip olduğunu göstermektedir.[43] 2009'da %43'e kıyasla, 2014'te nüfusun %45'i günde 3,20 ABD Dolarından daha az bir gelirle yaşadı.[44]
Sudan'ın 2008 nüfus sayımında kuzey, batı ve doğu Sudan'ın nüfusunun 30 milyonun üzerinde olduğu kaydedildi.[45] Bu,Güney Sudan'ın ayrılmasından sonra Sudan nüfusunun 30 milyonun biraz üzerinde olduğuna dair mevcut tahminleri ortaya koyar. 1983 nüfus sayımı, günümüz Güney Sudan'ı da dahil olmak üzere Sudan'ın toplam nüfusunu 21,6 milyon olarak verdiğinden, bu son yirmi yılda önemli bir artıştır.[46] Büyük Hartum'un nüfusu (Hartum,Omdurman veKuzey Hartum dahil) hızla artmakta ve toplam nüfus 5,2 milyon olarak kaydedilmiştir.
Sudan, mülteci veren ülke olmasının yanı sıra, diğer ülkelerden gelen büyük bir mülteci nüfusunu da barındırır.BMMYK istatistiklerine göre, Ağustos 2019'da Sudan'da 1,1 milyondan fazla mülteci ve sığınmacı yaşıyordu. Bu nüfusun çoğunluğuGüney Sudan (858.607 kişi),Eritre (123.413),Suriye (93.502),Etiyopya (14.201),Orta Afrika Cumhuriyeti (11.713) veÇad'dan (3.100) geldi. Bunların dışında, BMMYK raporu 1.864.195Ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu raporlamaktadır.[47] Sudan, mültecilerin durumuna ilişkin 1951Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme'sine taraftır.
Arap, nüfusunun ulusal toplamın %70'i olduğu tahmin edilmektedir. Neredeyse tamamı Müslüman ve ağırlıklı olarak Sudan arapçası konuşur. Diğer etnik kökenler arasındaBeja, Fur, Nubyalılar,Ermeniler ve Kıptiler vardır.[48][49]
Arap olmayan gruplar genellikle etnik, dilsel ve değişen derecelerde kültürel olarak farklıdır. Bunlar arasında Beja (2 milyonun üzerinde), Fur (1 milyonun üzerinde), Nuba (yaklaşık 1 milyon), Moro, Masalit,Bornu, Tama,Fulanîler, Hausa, Songhay, Nubians, Berta, Zaghawa, Nyimang, Ingessana, Daju, Koalib, Gumuz, Midob ve Tagale bulunmaktadır.
Hausaca ticaret dili olarak kullanılır. Ayrıca 150 kişi kadar küçük ama önemli bir Yunan topluluğu vardır.[50][51][52]
Necd Arapçası konuşan Awadia ve Fadnia kabileleri ve Bani Arak kabileleri gibi bazı Arap kabileleri veHicâzi Arapçası konuşan Beni Hassan, Al-Ashraf, Kawhla veReşaideler Arapçanın diğer bölgesel biçimlerini konuşur.
Kuzeydeki Rizeigat birkaç ArapBedevi Sudan arapçası konuşur ve Sudanlı Araplarla aynı kültürü paylaşır. Bazı Baggara ve Tunjurlar Çad Arapçası konuşur.
Kuzey ve doğu Sudan'daki Sudanlı Araplar, esas olarakArap Yarımadası'ndan gelen göçmenlerin ve Sudan'ın yerli halklarıyla yapılan evliliklerin soyundan geldiklerini iddia eder.Nübye halkı güneyMısır'daki Nubianlarla ortak bir tarihi paylaşır. Sudan'daki Arap kabilelerinin büyük çoğunluğu 12. yüzyılda Sudan'a göç etti, yerli Nübye ve diğer Afrikalı halklarla evlendi ve yavaş yavaş İslam'ı tanıttı.[53] Ayrıca, Batı Arabistan'dan bölgeye daha önceki göçlerden Sudan'da birkaç İslam öncesi Arap kabilesi vardı.[54]
Sudan halkının Araplaştırılmasıyla ilgili birkaç çalışmada, tarihçiler Arap ve Arap olmayanlarınkültürel kimlik'lerinin anlamını tartışmışlardır. Örneğin tarihçi Elena Vezzadini, farklı Sudanlı grupların etnik karakterinin Sudan tarihinin bu bölümünün yorumlanma biçimine bağlı olduğunu ve bu ayrım için net tarihsel argümanlar olmadığını savunur. Kısaca, "Arap göçmenlerin yerel yapılar tarafından asimile edildiğini, 'Sudanlılaştığını' ve "Bir grup Arap olduğunu iddia etmeye başlayınca bir bakıma Araplaştığını" belirtir.[55]
Fransız arkeolog ve dilbilimci Claude Rilly, farklı Sudanlı etnik gruplarınsoyağacı'yla ilgili bir makalede, Arap soyunun önemli bir erkek ataya dayandığını iddia eden Sudanlı Arapların çoğunun DNA'larının büyük ölçüde nesiller boyu Afrikalı veya Afrikalı-Arap eşlerden ve çocuklarından oluştuğu gerçeğini görmezden geldiğini ve bu iddiaların biyolojik gerçeklerden çok sözlü geleneklere dayandığı anlamına geldiğini savunur.[56][57]
Resmî diller ve eğitim dilleriArapça ve İngilizcedir. Halkın çoğunluğu Sudan Arapçası konuşur. Bunun yanı sıra Nübyece, Beja, Fur, Nuban, Ingessana gibi diller de konuşulur.
Sudan'ın doğudaKızıldeniz'e kıyısı olması sebebiyle hemAkdeniz hem deHint Okyanusu'na bağlantısı vardır. Ülkenin deniz kıyısındaki en önemli şehri ve limanı Kızıldeniz kıyısındakiPort Sudan şehridir. Port Sudan, balıkçılık ve turizmin yanı sıra deniz ticaretinin ve ulaşımının da hareketli olduğu bir merkezdir.
BaşkentHartum, Sudan'ın en büyükhavaalanına ev sahipliği yapmaktadır. Bu havaalanı, Sudan'ın en büyük havayolu şirketi olanSudan Havayolları'nın ana terminalidir. Şehrin güneydoğu sınırına yakın inşa edilmiş olan terminal, şehrin hızlı gelişimi ile şehrin kalbi konumuna gelmiştir.Omdurman'da yeni yapılmakta olanuluslararası havaalanı Sudan'ın en büyük havaalanı olma özelliğini alacaktır. Bu havalimanları dışındaGüney Sudan'dakiJuba Uluslararası Havalimanı vePort Sudan Havalimanı da büyüklük sırası ile ardında yer alırlar.
Sudan'da, başkentHartum'uMısır'a,Port Sudan'a veEl-Ubeyd'e bağlayan demiryolları bulunmaktadır. Batı daNyala ve güneydeWau şehirlerine kadar uzanan toplam 3500 ila 4000 km. uzunluğunda demiryolu şebekesi mevcuttur.
^"Discontent over Sudan census".News24. Cape Town. Agence France-Presse. 21 Mayıs 2009. 13 Temmuz 2011 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi:8 Temmuz 2011.
^"Sudan". International Monetary Fund. 16 Kasım 2020 tarihindekaynağından arşivlendi.
^"Sudan". International Monetary Fund. 16 Kasım 2020 tarihindekaynağından arşivlendi.
^"Sudan". International Monetary Fund. 16 Kasım 2020 tarihindekaynağından arşivlendi.
^"Sudan". International Monetary Fund. 16 Kasım 2020 tarihindekaynağından arşivlendi.
^"Gini Index". World Bank. 2 Ocak 2011 tarihindekaynağından arşivlendi. Erişim tarihi:2 Mart 2011.
^Rilly, Claude (2021). "Aux racines de la population soudanaise". Rilly, Claude; Francigny, Vincent; Maillot, Marc; Cabon, Olivier (Ed.).Le Soudan, de la Préhistoire à la conquête de Méhémet Ali (Fransızca). Paris: Soleb Bleu autour. ss. 543-544.ISBN978-2-35848-186-1.OCLC1298202018.
^See also: Spaulding, J. (2000)The chronology of Sudanese Arabic genealogical tradition. In History in Africa 27, Cambridge University Press, pp. 325–337