Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923'teKahire'de dini ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darü'l-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927'deArapça öğretmeni olarakSüveyş Kanalı yakınlarında bulunanİsmailiye'de bir ilkokula atandı.İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte,Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikteİslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayanMüslüman Kardeşler'i kurdu.1930'larda kendi isteğiyleKahire'deki bir okula tayin edildi.II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşler'e üyeydi ve örgütMısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu.
Örgüt üyelerinin birçoğu hükûmetin millî çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir müddet daha hükûmeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri idare açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Benna'nın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşi'nin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükûmetin göz yumduğu bir suikast sonucundaKahire'de öldürüldü.
Hasan el-BennaDa'vetuna,Nahvü'n-Nur,Akidetuna, el-İhvanü'l Müslimun tahte Rayetü'l-Ku'ran,Muskilatuna fi da'va'l Nizami'l-İslam,Müzekkiratü'd-Da'va ve'd-Dai gibi yapıtlarındaemperyalizme karşı millî bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman milletlerinİslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman milletlerin geri kalmasının sebebi din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı. Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi. Müslüman Kardeşler örgütünün maksadı da bu programı gerçekleştirmekti.
Mısır'ın çeşitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları vasıtasıyla görüşlerini hayata geçirmeye çalışan Hasan el-Benna'nın başlattığı hareketArap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.