Genç yaşında hizmetli olarak sarayda bulundu. Kralın oğullarındanJohn of Gaunt onu himayesine aldı. İç oğlanlıktan silahtarlığa geçti. Savaşta Fransa'da esir düştü. Fidyesi ödendi ve serbest bırakıldı. Çeşitli görevlerle değişik ülkelere seyahat etti. Rönesans'ın başlamış olduğu İtalya'da bulundu.Fransızca ile beraber İtalyancayı da öğrendi. Dış görevlerinden ülkesine döndükten sonra parlamento üyeliği dahil değişik memurluklar yaptı. Ölünce Westminster Katedraline gömüldü. Daha sonra ölen bazı şairlerin Chaucer'e yakın yerlere gömülmek istemeleri üzerine buraya "şairler köşesi" denildi.
Chaucer yaşamı boyunca farklı ülkelerde bulundu. Farklı işler yaptı. Sarayda yaşadı. Rönesans İtalya'sına seyahat etti. Yüzyıl savaşlarına, veba salgınına, köylü ayaklanmasına ve Katolik kilisesinin baskısına tanıklık etti. Hayatı boyunca edindiği tecrübeler, okuduğu kitaplar, etkilendiği yazarlar ve doğaya olan bakışı incelenmeye değerdir.
Geoffrey Chaucer çağdaşıWilliam Langland ile beraber İngiliz edebiyatındaRönesans'ın habercileridirler. Edebiyata getirdikleri yenilikler şöyle özetlenebilir:
İçinde yaşadığı çağın felaketlerine ve içinden çıktığı edebiyatın geleneğine rağmen Chaucer karamsar değil, neşeli bir tarzı benimsemiştir. KuzeyinAnglo-Sakson şiir geleneği veOrta Çağ Katolik Kilisesinin baskıcı karanlık yapısı Chaucer ile birlikte Normanların aydınlık yapısına dönüşür.
Değindiği konular benzer olsa da Chaucer'i okuyanlar kendilerini ahlak dersinden çıkmış ve öfkeli hissetmezler. Aksine kişilere ve topluma yönelttiği eleştiriler sempatik ve içtendir. Karakterler kendi durumları ile bile alay eder haldedirler.
Orta Çağ'ın sıklıkla tercih edilen alegorik üslubu, sembolik kişilerin ve toplumun ele alınışı Chaucer'de kişilerin gerçekçi tasvirleri biçimindedir. Bu da bireyin değer kazandığı Rönesans'a yönelimdir.
Ele aldığı konular din, kahramanlık öyküleri ve ulaşılmaz aşkların ötesine kişilerin gerçekçi tecrübelerine dönüşür.
Şiirlerinde geleneksel aliterasyonları değil, Fransız ve İtalyan şairlerin kullandıkları uyakları benimsemiştir.
Eserlerinde kendinden öncekiler ve çağdaşlarının aksine tamamenİngilizce yazmıştır. Günümüz İngilizcesinin gelişimi açısından önemli bir basamaktır.
Yazarın başyapıtıThe Canterbury Tales (Canterbury Hikâyeleri) hem İngilizce edebiyatın hem de Orta Çağ edebiyatının en önemli eserlerinden biridir[1].