Ferrari'nin hikâyesi,Enzo Ferrari'nin yaşam hikâyesi olarak kabul edilir. Ferrari üzerine yayınlanan hemen hemen tüm belgeseller ve tanıtımlarda Enzo Ferrari'nin yaşam hikâyesi anlatılır.
Enzo Ferrari, Modena şehrinde 1898 yılında dünyaya geldi.I. Dünya Savaşı'nda babasını ve kardeşlerini kaybettikten sonra 1916 yılında, henüz 18 yaşındayken yalnız kaldı. Yarışçılık kariyeri de bu dönemlerde başladı.
1920 yılında Alfa Romeo'nun yarış pilotlarından biri oldu, ismi de bu dönemde bir efsane misali kulaktan kulağa yayıldı. Onun da öncülüğünde Alfa Romeo araba yarışçılığının bir numaralı ismi oldu. Enzo Ferrari'nin hız tutkusu ve daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı hızlarda virajları dönebilme kabiliyetinin yanı sıra arabasının ergonomisinden motor aksamına her şeyiyle ilgilenmesi, onu araba yarışları tarihinin ölümsüzleri arasına soktu.
1929 yılındaScuderia Ferrari'yi Alfa Romeo'nun yarış takımı olarak kurdu. 1932'ye kadar yarışmaya devam etti; ancak oğluDino Ferrari'nin doğumuyla yarışlardan ayrılarak, otomobil fabrikasının işlerine geçti. Bu dönemde araba motorlarının güçsüzlüğü ve hafif spor arabaların gelişmesi üzerine çalışmalara başladı.
Kontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı, sadece 1935'teMercedes'e geçildi. 1935'te Mercedes'in bu yarışı kazanmasındaCastrol'un deterjan bazlı motor temizleyicisi büyük rol oynadı. Bu motor temizleyicisi, Mercedes'in motorunu Alfa Romeo'dan daha üstün performanslı ve istikrarlı kılmıştı. Ertesi yıl Castrol ürünlerini Alfa Romeo da kullanmaya başladı; günümüzde de hâlâ Castrol motor bakımı ürünleri sunmaktadır.
Enzo Ferrari'nin yarış otomobillerini yaratma becerisi onu Alfa Romeo'nun sportif direktörü yaptı. Ancak Enzo Ferrari'nin detaylarına bakmadan imzaladığı direktörlük kontratında, ayrılması durumunda 4 yıl başka bir yarış takımında çalışamayacağı ve tasarım yapmasının yasak olduğu kuralı vardı. Böylece kendi yarattığı, o güne kadar eşi benzeri görülmemiş otomobil ergonomisini geliştirmesine de izin verilmedi.
Direktörlükten ayrılmasıyla Auto-Avio Costruzioni'yi kurdu. Bu şirket bazı yarış takımlarına parçalar satıyordu. Doğduğu şehir Modena'da küçük bir araba üretimi atolyesi kurdu ve burada sadece kendinin kullanması için bir araba yapmaya çalıştı. AncakII. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtalya zor günler geçirmekteydi. Modena'nın bombalanmasıyla, tasarımına yeni başladığı arabayı da bitiremeden Maranello'ya taşınmak zorunda kaldı. Yıllar sonraFerrari Modena 360, Enzo Ferrari'nin kütüphanesinde kalan basit bir ön tasarımı baz alarakPininfarina tarafından yapılacaktır.
Maranello'ya kaçışı sonrasında, burada tekrar bir atolye kuran Enzo Ferrari, 1946'da dünya otomotiv tarihin en çok "düşlere giren" ismi Ferrari'yi kurdu.
Ferrari 1951 yılındaİngiltere Grand Prix'sinin yanı sıraLe Mans'da da 14 zafer kazandı. 1960 ve 1965 yılları arasında 6 yıl üst üste Le Mans'ı kazanması da Ferrari'yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi yaptı. Ancak gelişen dünya ekonomisi sürecinde profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemedi.
Maddi olarak büyük sorunlar yaşayan Ferrari'nin yaşadığı bu sorun hâlen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin hazin sonunu simgelemektedir. Genelgeçer bir görüş olarak, profesyonel bir şirketin bir bankadan borç almaya çalışması gerekirken Enzo Ferrari şirketi ayakta tutabilmek için İtalyan Mafyası'ndan borç aldı.[kaynak belirtilmeli]
İtalyan Mafyası'na borcunu geri ödeyemeyen Enzo Ferrari'nin oğluDino Ferrari, yaygın kanıya göre (filmlerde ve belgesellerde anlatıldığı üzere) İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürüldü. Bu konudaki bir başka görüşe göre, mahkeme tutanakları "kas gelişememezliği" hastalığından öldüğünü yazar. O dönemde İtalyan medyası bunu Dino Ferrari'nin uyuşturucu kullanmasıyla da ilgili olduğunu sunmuştur; ancak Dino Ferrari'nin 24 yaşında vefat etmesine rağmen arabalar üzerine müthiş bir bilgisi olması, Formula 2 arabaları için V6 motorunu daha 23 yaşındayken düşünüp,Vittorio Jano'ya da ertesi yıl ölmeden önce teknik düşüncelerini iletmiş olması onun son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.
1956'da Enzo Ferrari hukuksal anlamda bu olayın üzerine fazla gidemedi, zira bu dönemde gerek İtalya, gerekAmerika'daki illegal yaşam ve mahkemeler;Sicilya'daki aileler tarafından yönetilmekteydi.
Oğlunun ölümü üzerine Enzo Ferrari, "Ferrari Dino" serisini yarattı. Ancak bu arabaya Ferrari logosu konulmasına şiddetle karşı çıktı.[kaynak belirtilmeli] Bu nedenlede araca "Dino" yazan bir logo konuldu. Bu tasarımFord'un yarattığı en hızlı ve yarışlardaki en başarılı arabasıFord GT40'a da ilham kaynağı olacaktı.
Ford Ferrari'yi satın almak üzere 1963'te 18 milyon dolarlık bir teklif sundu. Enzo Ferrari hemen hemen her konuda anlaştı ancak Ford'un yarış takımını kontrol etme isteği Enzo Ferrari tarafından reddedildi ve anlaşma bozuldu. Bu da Ford'un o dönemde yarışlara girmesine sebep oldu. 1969'da oldukça güç durumda kalan Enzo Ferrari şirketin hisselerin yarısını Fiat'a vererek, yönetimden bir adım geri çekildi. Fiat daha sonraki süreçte de hisse alımına devam ederek günümüzde şirketin %90'ının sahibi olmuştur.
Ford'un Ferrari tarafından hazırlıkları yapılmış, birçok masrafa girilmiş projesinin iptal olması ardından; Ford "Ferrari" projesine "Ford GT40" ismi altında devam etti. İki yıl deneme sonrasında, Ferrari'yi yarışlarda geçmesi de Amerikan otomobil yarışçılığının en büyük günlerinden biri olarak kabul edilir. Fiat ayrıca Alfa Romeo,Maserati gibi otomobil markalarına da sahiptir.
Pininfarina'nın Ferrari'yle buluşması ve Enzo Ferrari'nin ölümü
1969, Ferrari'nin tarihindeki en önemli yıllardan biridir. Bu yıl Enzo Ferrari tasarımcı dostu Battista Farina'nın oğlu Sergio Pininfarina'ya, çizdiği muhteşem çizgiler doğrultusunda şans tanıdı. Prototip olarak sunulan1969 Ferrari 512s,1967 Ferrari 206 Dino'nun daha ince ve modern çizgilerle yaratılmış halidir. Üretime geçen1971 Ferrari BB ile Ferrari dünya otomobil dünyası arenasına tekrar girdi.
1984 yılı,Pininfarina'nın otomotiv dünyasını yeni bir çağa başlatmasına şahit oldu. Tüm zamanların en güzel tasarımlarından biri olarak gösterilenFerrari Testarossa satışa sunulur sunulmaz yüksek fiyatına rağmen lüks otomobillerde satış rekorları kırdı. Testarossa, hâlen günümüz spor arabalarının çizgilerini örnek aldığı efsanevi bir otomobil haline dönüştü.
1988'de Enzo Ferrari, Ferrari'nin 40. yılı için üretilenF40'ın sunulmasından bir yıl sonra öldü. Enzo Ferrari en çok beğendiği Ferrari'nin F40 olduğunu söylemiştir.
Ferrari F40'ın ilk sahibi, dünya tarihinin en büyük futbolcularından biri olarak gösterilenDiego Maradona'dır.Milan başkanıSilvio Berlusconi,Napoli'nin Maradona ileSerie A şampiyonu olması ve 1987'deCoppa Italia'yı alması üzerine Maradona'ya transfer teklifinde bulundu. Napoli başkanı Corrado Ferlaino da, Maradona'yı Napoli'de tutabilmek için ona Ferrari tarafından üretilen tek siyah renk F40'ı hediye etti. Maradona da hâlâ günümüzde kararını Ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir.
Enzo Ferrari'nin 1988'de 90 yaşında ölümünün ardından eski sportif direktör Luca Cordero di Montezemolo başkan olur.
1992 Ferrari 456 GT,1994 F355 ve1996 550 Maranello takibi senelerde sunan Ferrari; Dünya'nın dört bir yanında en güzel lüks spor araba olarak tanınmasını sağladı. Ferrari, kuruluşunun 50. yılındaF50 modelini limitli sayıda üreterek dünyaya sundu.
1979'dan sonraFormula 1 pilotlar şampiyonluğunu ve 1984'ten sonra da takımlar şampiyonluğunu kazanamayan Scuderia Ferrari yarış takımı, 1990 yılındaMcLaren'den ayrılanAlain Prost ile anlaştı. 1990 yılının son yarışı Suzuka Büyük Ödülü'ndeAyrton Senna'nınAlain Prost'a kasıtlı çarpması sonucu şampiyonluğu kaçırdı. 1991 ve sonrasında yeteri kadar mücadeleci birFormula 1 aracı üretemeyen Ferrari, birkaç yıl daha şampiyonluk mücadelesine giremedi.
1993 yılında takımın yönetimineJean Todt'un getirilmesi ile yeniden yapılanmaya giden Scuderia Ferrari, 1995 yılının sonunda 1994 ve 1995 yıllarının dünya şampiyonuMichael Schumacher ile anlaştı. 1996'da kötü bir sezon geçiren takım, 1997 ve 1998 yıllarında şampiyonluk için tekrar güçlü bir aday olmasına rağmen yine son yarışlarda şampiyonluğu kaçırdı. Ferrari, 1999 İngiltere Büyük Ödülü'nde 1. pilotMichael Schumacher'in kaza yaparak ayağını kırması sonucu yarışlardan uzak kalmasına rağmen,Eddie Irvine ile şampiyonluk mücadelesine devam etti. Ferrari, pilotlar şampiyonluğunun yine son yarışta kaybetmesine rağmen, 1984 yılından beri kazanamadığı "Formula 1 Takımlar Şampiyonu" unvanını kazanmayı başardı.
Michael Schumacher 2005 ABD Grand Prix öncesi basın toplantısında
2000 yılındaMika Hakkinen veMcLaren'e karşıMichael Schumacher ile kazanılan pilotlar şampiyonluğu, 21 yıl sonra kazanılmış ilk "Formula 1 Pilotlar Şampiyonluğu" unvanı olmasının yanında 5 yıl sürecek bir başarının da başlangıcı oldu.
2001'deMcLaren veBMW Williams'ın ortak olduğu şampiyonluk yarışını önde tamamlayan Ferrari, 2002'de radikal özelliklere sahipF2002 adlı araç ile büyük bir üstünlük sağlayarak şampiyonluğu sezonun bitiminden çok önce elde etmeyi başardı. 2002 yılının sonunda Ferrari'nin bu üstünlüğü nedeniyle Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA),Formula 1' de masrafları azaltarak diğer takımların rekabet gücünü artırmak amacıyla bazı kural değişikliklerine gitti.
2003'te yeni kurallardan etkilenmesine rağmen tekrar hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.
2004'teF2004 ile 18 yarışın 15'ini kazanarak 2002'deki üstünlüğünü daha da ileri taşıyan Ferrari'nin 2004'ü de domine etmesinin üzerine FIA daha radikal kural değişikliklerine gitti. 2005'te aleyhine değiştirilen kurallara ayak uyduramayan Ferrari, araç ile lastik arasında yaşanan uyumsuzluk ve kural değişikliklerinin amacına ulaşması sonucunda şampiyonayı ancak 3. olarak tamamlayabildi.
2006 yılında yapılan yeni kural değişiklikleri ve 3 litre V10 motordan 2.4 litre V8 motora geçişle birlikte yeniden bir toparlanma dönemine giren Ferrari, şampiyonluk mücadelesine tekrar ortak oldu.Monte Carlo Grand Prix'sinin de şampiyon pilotMichael Schumacher'in diğerlerini engellemek adına aracını yolda bıraktığı gibi bir suçlama yüzünden ve ardından yaptığı motor değişikliği ile garajdan; diğer pilotFelipe Massa'nın da sıralama turlarında yaptığı kazadan dolayı son sıradan başlaması ile tarihindeki en kötu sıralama ile başlamalarına rağmenMichael Schumacher muhteşem bir sürüş ile böyle zor bir pistte 5.'liği elde ederek şampiyon ruhunu ve tecrübesini ortaya koydu.
F2004, birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyiFormula 1 aracı olarak kabul edilir.Michael Schumacher de bu dönemde elde ettiği başarılarla üst üste rekorlar kırarak tüm zamanların en başarılıFormula 1 pilotu olmuştur.
Takım arkadaşıFelipe Massa ise kararlı ve yarışı sonuna kadar kovalayan bir tablo çiziyordu. Fakat ilerleyen yarışlarda Raikkonen şampiyonluk mücadelesine yeniden ortak oldu.McLaren Mercedes takımının yeni transferlerinin ve otomobillerinin performansı ise Ferrari'de az da olsa ümit kırmaya devam ediyordu. Özellikle yeni transfer çaylakLewis Hamilton her yarışta adeta çaylak olduğunu unutturuyordu. Fakat sezon içinde Ferrari'nin teknik şefiNigel Stepney'in Ferrari'nin otomobili hakkındaki yaklaşık 800 sayfalık teknik bilgiyi rakip takım McLaren'e sızdırdığı ortaya çıkınca Nigel Stepney takımdan uzaklaştırıldı veFIA'ya başvurulup McLaren'e dava açıldı. Dava sonucunda Mclaren Mercedes'in takım patronu Ron Dennis bilgilerin kullanılmadığını söylese de takım 100 milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı ve 2007 sezonu içinde almış olduğu tüm takım puanları silindi. McLaren şampiyona sonuna kadar otomobilinde hiçbir değişiklik yapmadan yarıştı.2007 sezonun son iki yarışını Ferrari pilotu Kimi Raikkonen kazanarak Pilotlar Şampiyonası'nda birinci oldu. Takım arkadaşıFelipe Massa ise sezonu üçüncülükle kapattı.2007 sezonu bitmesine rağmen olaylar bir türlü durulmadı. McLaren Mercedes sezonunun son yarışı olan Brezilya Grand Prix'inde benzin deposu sıcaklığı ve benzin miktarını gerekçe göstererek Ferrari'nin kazanmasına itiraz etti fakat mahkeme reddetti ve Raikkonen'in birinciliği tescillendi. Biten yarışlar ve bitmeyen olaylar.Formula 1 2007 sezonu skandalların patlak verdiği bir yıl olarak tarihe geçti.
Scuderia Ferrari, yakaladığı trendi kullanmasını iyi bilerek talep gördüğü dönemlerde kısıtlı araç üreterek araçlara olan rağbeti artırma yoluna gitmiştir. Bu sayede herkes araca sahip olamıyor ancak bir sonraki modele talep artıyordu. Bu sayede fiyat politikası yükselme eğilimi gösterir oluyordu. Bu teknik genel olarak bütün az üretim yapan otomotiv şirketleri tarafından kullanılmaktadır. Ancak Ferrari'nin buna ek olarak yaptığı diğer bir husus ise, araçlarını ikinci ele düştüğü zaman aracı kurumlar vasıtasıyla değerinin üstünde fiyatlara toplamasıdır. Bu yolla Ferrari marka araçlar değer kaybetmeyen araçlar olarak anılmaya başlanmıştır. Doğal olarak bu da marka imajı için her üreticinin arayıp da bulamadığı bir katkı demektir. Bu sayede değerine değer katan marka hâlen avrupa da ve tüm dünyada elindeki araçları satmak isteyen tüm Ferrari kullanıcılarından aracı alarak bu marka otomobillerin ikinci elde piyasanın serbest ellerine düşmesini engellemektedir. Bu yüzden avrupa kaynaklı oto ikinci el sitelerinde eski model veya düşük fiyatlı Ferrari modeline rastlamak zordur, zira bütün satılan araçlarını Ferrari titiz bir çalışma ile her zaman takip altında tutar.