Dürzîlik (Arapça:درزي veyaموحدون دروز), temel ilkeleri Tanrı'nın birliği,reenkarnasyon ve ruhun sonsuzluğu olanİbrahimî, tek tanrılı vesenkretik birArap dini gruptur.[21][22] Kendilerine tek tanrıcılar anlamına gelenMuvahhidun derler.
Dürzilik inancıİsmaililikten doğmuş olmasına rağmen Dürziler kendilerini Müslüman olarak tanımlamazlar.[23][24][25]Arapça dilini vekültürünü kimliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak görürler[26][27][17] ve Arapça birincil dilleridir.[28] Dürzilerin ibadetlerinin çoğu gizli düzenlenir ve dışarıdan gelenlerin dinlerine geçmesine izin verilmez.[29][30] Dinler arası evlilikler nadirdir ve kesinlikle önerilmez. Dinin sırlarını elinde bulunduran ruhani kişiler olan "ukkal" ile dünyevi meselelerle ilgilenen seküler kişiler olan "cuhhal" arasında ayrım yaparlar.[31] Dürziler, ardışık reenkarnasyonlarla yeniden doğuş döngüsünü tamamladıktan sonra ruhunkozmik zihin (el-akl el-külli) ile yeniden birleştiğine inanırlar.
Dürzilik inancı,Levant'taki en büyük dini gruplardan biridir ve 800 bin ile bir milyon arasında inananı vardır. Bunlar çoğunluklaLübnan, Suriye veİsrail'de bulunuyor,Ürdün'de ise daha küçük topluluklar bulunuyor. Lübnan nüfusunun %5,5'ini, Suriye nüfusunun %3'ünü, İsrail nüfusunun ise %1,6'sını oluşturuyorlar. En eski ve en yoğun nüfuslu Dürzi toplulukları Lübnan Dağı'nda ve Suriye'nin güneyinde,Cebel el-Dürzi civarında bulunmaktadır.[49] Dürzi toplumu, Levant bölgesinin tarihinin şekillenmesinde kritik rol oynamış olup, aynı zamanda önemli siyasi rol oynamaya devam etmektedir.[50] Dini bir azınlık olarak, çağdaşİslamcı aşırılıkçılık da dahil olmak üzere çeşitli Müslüman rejimlerin zulmüne sık sık maruz kalmışlardır.[51][52][53]
Dürzilerin kökenleri hakkında çeşitli teoriler ortaya atılmış olup, Dürzi toplumundaki tarihçiler, aydınlar ve dini liderler arasında en yaygın kabul gören teori Arapvarsayımıdır.[54] Bu varsayım Dürzilerin kendi benliklerini, kültürel kimliklerini, sözlü ve yazılı geleneklerini önemli ölçüde etkilemektedir.[26] Dürzilerin, erken İslam dönemi öncesinde ve sırasında Suriye'ye göç eden 12 Arap kabilesinden geldiği ileri sürülmektedir.[55][56][57] Bu bakış açısıSuriye veLübnan'daki tüm Dürzi toplulukları veİsrail'deki Dürzilerin çoğu tarafından kabul edilmektedir.[a][62]
Dürzi ismi muhtemelen ilk dailerden Fars veya Türk asıllıMuhammed bin İsmâil ed-Derezî'den (Farsça darzi, "terzi" kelimesinden) türemiştir. Dürziler ed-Derezî'yi sapkın[63] olarak görse de, bu isim onları tanımlamak için kullanılmıştır; muhtemelen tarihsel rakipleri tarafından, ed-Derezî'nin kötü şöhretini Dürzî toplumuna mal etmek için kullanılmıştır.
Hareket kamuoyuna duyurulmadan önce gizliydi ve Bilgelik Oturumları olarak bilinen kapalı toplantılar düzenleniyordu. Bu aşamada ed-Derezî ileHamza bin Ali arasında, esas olarak ed-Derezî'nin, Tanrı'nın insanlarda tecessüm ettiği inancına dayanan aşırı görüşleri ile ed-Derezî'nin kendisini "seyfül-iman"[64] olarak adlandırması konusunda bir anlaşmazlık yaşandı. Bu durum Hamza'nın, inancın yayılması için kılıca gerek olmadığını ve Derezî'nin gulat inançlarını çürüten birkaç risale yazmasına yol açtı.
1016 yılında Derezî ve taraftarları inançlarını açıkça ilan edip insanları kendilerine katılmaya çağırdılar ve Hamza bin Ali ve taraftarlarının da içinde bulunduğu tevhidci harekete karşı Kahire'de isyanlara sebep oldular. Bu durum hareketin bir yıl süreyle askıya alınmasına ve Derezî ile taraftarlarının ihraç edilmesine yol açtı.[19]
Dürzi din kitaplarında ed-Derezî'den "küstah" ve dar görüşlü, aceleci "buzağı" olarak bahsedilmesine rağmen, "Dürzi" ismi hâlâ kimlik belirleme ve tarihi sebeplerden dolayı kullanılmaktadır. 1018 yılında ed-Derezî öğretileri nedeniyle suikasta kurban gitti; bazı kaynaklar onuel-Hâkim bi-Emrullah'ın idam ettiğini iddia etmektedir.[63][65]
Bazı otoriteler "Dürzi" isminin Arapça dārisah ("öğrenen kadın") kelimesinden türemiş tanımlayıcı bir sıfat olduğunu düşünmektedirler.[66] Bazıları ise kelimenin Farsçadaki Darazo (درز "mutluluk") kelimesinden veya ilk iman edenlerden biri olan Şeyh Hüseyin ed-Derezî'den geldiğini ileri sürmüşlerdir.[67] Hareketin ilk dönemlerinde tarihçiler tarafından "Dürzi" kelimesi nadiren kullanılır ve Dürzi dini metinlerinde yalnızca Muvahhidun kelimesi kullanılır. Dürzilerden bahseden tek erken dönem Arap tarihçisi, 11. yüzyılda yaşamış Antakyalı Hristiyan alimi Yahya'dır. Yahya, Hamza bin Ali'nin takipçilerinden ziyade, açıkça ed-Derezî tarafından yaratılan heretik gruptan bahsetmektedir.[67]
Batılı kaynaklara göre, 1165 civarında Lübnan'dan geçen Yahudi gezgin Tudelalı Benjamin, Dürzilerden adıyla söz eden ilk Avrupalı yazarlardan biridir. Seyahatnameninİbranice erken bir baskısında Dogziyin ("Dürziler") kelimesi geçmektedir, ancak bunun bir yazım hatası olduğu açıktır. Dürzileri "dağlarda yaşayan, tevhid inancına sahip, 'ruhun ebediliğine' ve reenkarnasyona inanan insanlar" olarak tanımlamıştır.[68] "Yahudileri çok sevdiklerini" de ifade etmiştir.[69]
Derezî sözcüğünün de daha sonraArap diligramerinde değişikliğe uğrayarakDürzî veyaDürzü kelimesine dönüştüğü sanılmaktadır. Dürzî sözcüğünün çoğulu ise Durûz'dür. Dürzîlerin işgaline uğrayan Hevran bölgesi daha sonraCebel el-Dürzi (Dürzî Dağı) olarak anılmaya başlanmıştır.
Dürzîlik;İslâmDini'ninŞîa mezhebinin bir kolu olanİsmâiliyye grubundan köken almıştır. Dürzîlik,10. yüzyıldaFâtımî Devleti'nin altıncıhalifesiEbû ʿAlî el-Mansûr el-Hâkim bi-Emr ʿAllâh ve onun veziriHamza bin Ali tarafından kurulmuştur. İlk olarak Hamza, halife El-Hâkim'in Allah'ın adına yönetici olduğunu ortaya atmıştır. Hâkim'inulûhiyyet iddiası ve bu iddiasını farklı yerlere gönderdiğidâîler ile yaymaya çalışması kısa sürede halkın tepkisine neden olmuştur. Bu sıralardaEl Hâkim, veziriHamza'yı imam tayin etmiştir. Aynı zamanlarda El Hâkim'indâîlerindenDerezî kendisininimam tayin edilmesi için çalışır ama bu halkı kızdırmış ve isyan eden halk tarafından 1020 yılında öldürülmüştür.
Halkın olumsuz tepkisi üzerine bir süre dini yayma faaliyetlerine ara verilmiş, fakat daha sonra Hamza bin Ali yeniden faaliyete başlamıştır. Birçok yeni inanan elde edilir. El Hâkim 1021 yılında bir dağda kaybolur, büyük ihtimalle öldüğü sanılmaktadır. El Hâkim'in ölümünden sonraHamza da inzivaya çekilir. Sonraki halifeZâhir el-Fâtımî Dürzîlere karşı kötü davranır ve bu Dürzî cemaatin inançlarını saklamaya başlamasına neden olur. DürzîlerİslamDîni'ndetakiyye terimi ile tanımlanan, "gerçek inancı saklama ve genelin inancına bağlı gözükme" siyasetini uygulamaya başlarlar.
Dürzîliğininançsal kökeniMısır'dakiFâtımî Devleti'ne dayanmaktadır. Araştırmacılar Dürzîliğin tarih sahnesine ilk çıkışınıFâtımîhalifesiHâkim-Biemrillâh'ın kendisininTanrı olduğu fikrini ileri sürdüğü 1017 yılı olarak kabul ederler. Çünkü Dürzîlik, ilk olarak 1017 yılındaAnti-Lübnan Dağları'nda yaşayanİsmailîler'inFâtımîler Halifeliği'in altıncı halifesi olanEbû ʿAlî el-Mansûr el-Hâkim bi-Emrʿ Allâh'ınulûhiyyet iddialarını kabul etmeleriyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bu yıl Dürzîlerce takvim başlangıcı biçimde değerlendirilir. Hâkim'in veziri olan Hamza bin Ali, Hâkim'in Tanrılığına dayanan bu yeni inancı yaymak görevini üstlenir ve Hâkim'in imamlığını ve tanrılığını savunan iki risale kaleme alır.
Bu risalelerdeAllah-u Teâlâ'nınYedi İmam'ahulûl ederekinsan biçiminde ortaya çıktığı ve en son olarak daDünya'ya Hâkim bi-Emrʿil-Lâh'ın özünde geldiğineiman ederler. Hamza, Hâkim'in tanrılığının yanı sıra, kendisinin depeygamber olduğunu ortaya atar. Hamza bin Ali bu yeni inançları yayması amacıylaDerezî'yiSuriye'ye gönderir. Derezî,Suriye ve civarında yaptığıpropagandalarda oldukça başarılı olur. Diğer taraftan 1020 yılında Hamza,Kahire'de bircamide inançlarını açıkça duyurur ve bunun üzerine Hamza bin Ali karşıtı büyük bir ayaklanma başlar. Hamza bin Ali, bir süre Hâkim tarafından korunur ve sonra ortadan yok olur. Halife Hâkim ise, giderek genişleyen ayaklanma karşısında özellikleKahire kentine karşı müthiş bir intikam hareketine girişir. Ne var ki tam bu sırada halife Hâkim de 23 Şubat 1021 gecesi esrarengiz biçimde ortadan kaybolur. Hâkim veHamza'nın yandaşlarıMısır'ı terk etmek veSuriye'deDerezî tarafından oluşturulan topluluklara katılmak zorunda kalırlar.
Zamanla güçlenen Dürzîler,Haçlı Seferleri sırasındaAnti-Lübnan Dağları'ndakiİsmâililer ile birleşerek İslam ordularına karşıHristiyanların yanında yer aldılar. Ancak bu dönemde o yörede yaşayanİsmâililer ile Dürzîler arasındaki ilişkiler hakkında açık bir fikir edinmek olanaklı değildir. Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır. Kesin olarak bilinen her iki mezhebin deHaçlı Seferlerinin sonuna kadarHristiyanlar'ın müttefiki olarak kaldıklarıdır.
Haçlı Seferleri'nden sonra da bölgede varlıklarını sürdüren Dürzîler,Kaysîler veYemânîler diye iki kola ayrıldılar. Yemânîler,Mercidâbık Savaşında (1516)Osmanlılar'ın, Kaysîler iseMemlukluların safında yer aldı. Daha sonraki yıllarda sık sık çıkardıkları ayaklanmalar ve kargaşalıklarlaOsmanlı İmparatorluğu'ndaki sorunlu topluluklardan biri olma özelliklerini sürdürdüler.I. Dünya Savaşı sırasında diğerArap kabileleri gibi Osmanlılar'a karşı harekete geçtiler ve Fransız işgali sonucu (1918) Osmanlı yönetiminden ayrıldılar.Fransızlar, Dürzîler'in yaşadıkları yörede özerk “Cebel-i Durûz Emirliği”ni kurdular (1921).Dürzî Emirliği 1936 yılında kaldırıldı ve Dürzîler'in bir kısmıSuriye'ye, bir kısmı daLübnan'a bağlandı.
Geleneksel (dinî) kıyafeti içerisinde Dürzî bir kadın; 1870'ler,Lübnan.
Dürzîlerin ırk olarak kökenleri konusu tartışmalıdır ve oldukça farklı köken kuramları ileri sürülmüştür. Bir görüşe göre Dürzîlerin kökeniHititler'e ya daGalatlar'a kadar geri götürülür. Bazı araştırmacılar, eskiİran kavimlerindenPersler'in veMedler'ininançları olan Mazdekizm(Mezdekiyye) ile Dürzîlik arasındaki benzerlikleri kanıt sayarak, Dürzîlerin bu kavimlerin soyundan geldiklerini ileri sürerler. Kimietnograflar ise DürzîlerinAsurlular tarafından sürgün edilmiş barbar bir kavmin devamı olduklarını savunurlar.[kaynak belirtilmeli]
Dürzîlerin kökeni hakkında bir başka görüş, bunlarıFenikelilere ve özellikleAhd-i Atîk'te I. Krallar 5:6'da sözü edilen veSüleyman Tapınağı'nın yapımı sırasında Lübnan dağlarından kereste sağlayanSaydalı işçilere bağlamaktadır. Uzun yıllar boyunca Lübnan'da yaşamış olan Haskett-Smith, “The Druses of Syria” (Suriye Dürzîleri) adlı yapıtında: “Dürzîler, kendilerininSüleyman Tapınağı'nı yapanların torunları olduklarını ileri sürüyorlar; oysaAhd-i Atîk veYahudi tarihi hakkında bilgileri pek sınırlı” diye belirtmektedir.
Dürzîler, kendileriniArap ırkından sayarlar. Dürzîlerin kökeni konusunda en çok yandaş toplamış olan görüş, DürzîlerinYemen'dekiÂrâmîlerle karışmış olanAraplar oldukları biçimindedir. Bu görüşe göre Dürzîler, büyük bir sel felaketinden sonra Yemen'den ayrılarak kuzeye göç ettiler.İslâmiyet'in yayılması sırasında bu yeni dini benimseyerek,Lübnan'ın dağlık yörelerini yurt edindiler.
Dürzîlerin kökeni hakkındaBatı'da geliştirilmiş olan bir söylenceye göre Dürzîler,Haçlı Seferleri sırasındaLübnan dağlarına yerleşmiş olanKont Dreux ve adamlarının soyundan gelmektedirler. Bu topluluğun torunları kendi dil ve dinlerini tümüyle yitirmişlerdir. Dürzî sözcüğünün kökeni de Dreux'den türemiştir. Söylenceye göre,XII. yüzyılda yörede kalıp, memleketlerine dönemeyen bu Haçlılar,Müslümanların baskısı karşısındaComte de Dreux'nün komutası altında dağlara çekilmişler ve yerliler ile evlenerek ayrı bir topluluk oluşturmayı başarmışlardır.XVII. yüzyılda bu söylence daha da geliştirilmiş ve Dürzîlerin başında bulunan EmirMa'noğlu Fahreddin'inLorraine Hanedanı ile kan bağı bulunduğu ve bu yolla ilkKudüs Haçlı Kralına bağlandığı ortaya atılmıştır. Fahreddin'in 1613-1618 yılları arasındaFloransa veParis'te kaldığı, hemMedici Hanedanı hem de Fransa KralıXIII. Louis ileOsmanlılar'a karşı ittifak kurduğu bilinmektedir.
Dürzi inancı çoğu zamanİsmaililiğin bir kolu olarak sınıflandırılır; ancak çeşitli alimlere göre Dürzi inancı "hem Sünni hem de Şii İslam'dan önemli ölçüde ayrılır".[70][71] Dürzî inancı aslında İsmaililikten gelişmiş olsa da, çoğu Dürzi kendilerini Müslüman olarak tanımlamıyor[25][72][73][74][75][76] ve İslam'ın beş şartını kabul etmiyorlar.[23] Tarihçi David R. W. Bryer, Dürzileri, Halifeel-Hâkim bi-Emrullah kültünü abartmaları ve onu ilah saymaları nedeniyle İsmaililiğin gulatları olarak tanımlar; ayrıca Dürzileri İslam'dan sapmış bir din olarak tanımlar.[77] Bu sapmanın bir sonucu olarak Dürzi inancının "İslam'dan, İslam'ın Hıristiyanlıktan, Hıristiyanlığın Yahudilikten farklı olduğu kadar farklı göründüğünü" de sözlerine ekler.[78]
Tarihsel olarak Dürziler ile Müslümanlar arasındaki ilişki yoğun zulümle ilişkilendirilmiştir.[79][80][81][82] Dürziler, Şii Fatımi Halifeliği,[63][83]Memlükler,[84] SünniOsmanlı İmparatorluğu[85][86] ve Mısır Eyaleti gibi farklı Müslüman rejimler tarafından sık sık zulüm gördüler.[87][88] Dürzilere yönelik zulüm; katliamları, Dürzi ibadethanelerinin ve kutsal mekanlarının yıkılmasını ve zorla İslam'a geçirilmelerini içeriyordu.[89] Dürzi anlatısına göre bu zulüm eylemleri tüm toplumu yok etmeyi amaçlıyordu.[90] Son olarak 2011 yılında başlayanSuriye İç Savaşı'nda Dürziler, İslamcı aşırılıkçıların elinde zulme uğradı.[91][92]
Dürziliğin; İslam'dan çıktığı ve İslam'la bazı inançları paylaştığı için, ayrı bir din mi yoksa İslam'ın bir mezhebi mi olduğu konusu Müslüman alimler arasında zaman zaman tartışmalı bir konu olmuştur.[93] Dürziler, ana akım İslam mezheplerine mensup olanlar tarafından Müslüman olarak kabul edilmezler.[94][95][96][97][98]
Dürzî inancının ana esaslarının çok az bir kısmıkamuya açıktır, inanç esaslarının çoğu herkesten saklanır. Bu biraz da uzun süre inançlarını saklamaları yüzünden gelişmiştir.[64]
Dürzîler Tanrı'nın birliğine inanırlar, bu nedenle kendileriniEhl el Tevhid (Tevhid ehli - birleştiriciler) olarak anmışlardır. Dürzi inancı,Yahudilik,Hristiyanlık veİslâm inançlarına benzer bir şekildemonoteistiktir. DürziteolojisiYeni platoncu düşünceden ve bazıgnostik veezoterik gruplardan etkilenmiştir. Ayrıca, genel kanının aksine Dürzî düşüncesiSûfîzm'den etkilenmemiştir. Ayrıca kimi araştırmacıların Dürzîliği İslam'ınbâtıniyye akımları arasında saymalarına karşın, DürzîliğinEhl-i Sünnet şeriatıyla olduğu kadarŞîa-Bâtıniyye anlayışla da çatışan tarafları vardır.[99]
Dürzî inancına göreAllah,Yedi İmam'dan sonraFâtımî halifesiHâkim-Biemrillâh'taHâkim Biemrihi adıylainsan kılığında görünmüştür. Halife'nin veziri Hamza bin Ali de onunpeygamberidir. Dürzîliğin dört şartı, Hâkim'in Allah olduğuna inanmak, emri tanımak, hududu bilmek ve nasihate uymaktır. Hâkim hemAllah hem deinsandır. Ancak iki türlü görünüşü vardır:Lâhûtî (Allah) veNâsûtî (insan). Bu iki görünüş birbirine benzemez. Akılla anlaşılamayanHâkim birçok defa insan şeklinde görünmüş, insanlar fitne fesada başlayınca gizlenmiştir. Yeniden ortaya çıktığında Dürzîleri mükâfatlandıracak, kendine inanmayanları da cezalandıracaktır. Hâkim imamlığı, veziri Hamza'ya bırakmıştır. Hamza, insanahulûl eden bir cevher, yaratıkların en şereflisidir.Âlem ondan doğmuştur, ilk yaratılan odur.Ruhlara hükmeden,günah vesevapları hesaplayan, dünya ve âhiret işlerini elinden geçiren odur. Îlahi emirleri öğreten hududların başı yine Hamza'dır. Dürzîlerintapınaklarınahalâvat adı verilir.Şeriat yolunu daŞîa-Bâtıniyye inanışını da reddederler. Kendi aralarında din işlerini bilenler (ukkâl) ve bilmeyenler (cuhhâl) diye ikiye ayrılırlar. Kendiinanışlarınagerçek tevhid inanışı, kendilerine demuvahhid derler.Kurban veRamazan Bayramına benzeyen iki bayramları vardır.
Dürzîliğin temelinancıHamza ibn Ali tarafından oluşturulmuş olan dört temel ilkeye(farz) dayanır.
1.Hâkim’iilâh bilmek:Hâkim, hemTanrı hem deinsandır (Lâhut-Nâsut). Bu iki nitelik birbirinden ayrılmayacak ölçüde iç içe geçmiştir.Tanrı'nın tüm işleri anlamlı ve bilgecedir. İnsan aklı O’nu ve işlerini kavrayıp tanımlayamaz. Allah, yeryüzünde birçok kez insan biçiminde zuhur etmiştir; en son olarak da kendisiniHâkim-Biemrillâh biçiminde göstermiştir. Kötülükler ve bozukluklar ortadan kalktığında gizlendiği yerden bir kez daha ortaya çıkacak, Dürzîleri ödüllendirip inançsızları cezalandıracaktır.
2. Emri bilmek: “Kaim al-Zaman” olarak da adlandırılan emir,Hamza bin Ali'nin kendisidir. Hamza, Allah’ın ilk yarattığı, ilk cevheridir. Evren ve tüm diğer varlıklar ondan yaratılmıştır; bu nedenle Hamza, yaratıkların en onurlusu ve Allah'ın elçisidir. Dünya ve Ahiret işlerini yöneten, ceza ve ödül veren odur. Allah'ın öznûrundan yaratıldığı için, imamlarınimamı olup, kıyâmet gününde sevap ve ikab onun eli ile yapılacaktır. Yer, içer, el ile tutulur. Babası ve anası vardır. Karısı ve çocukları yoktur. O, nedenlerin nedeni ve tümel akıldır (Akl-i Külli).
3. Hududu bilmek: Tanrısal emirleri öğreten ve yayanlara “Hudud” denir. Hudud’un başı Hamza’dır ve onunla birlikte sayıları beşe ulaşır. Bunlara “Vezir” de denilir. Hamza'dan sonra gelen dört hudud yaratıkların en onurlularıdır, evlenmedikleri gibi her türlü günahtan uzaktırlar. Bunlar dışında hudud sayılan üç grup daha vardır: “Dâîler”, “Mezunlar” ve “Mukassirler”.
Dinin önderleri diye adlandırılan “hudud” aslında beş tanrısal ilkeyi temsil etmektedir. Beş Dürzî önderin de kişiliklendirilen bu beş ilkeden ilki erkek ilke olan Evrensel Akıl'dır ve Tanrı'nın ilk yarattığı varlık olan Hamza bin Ali tarafından temsil edilir.İsmail bin Muhammed tarafından kişiliklendirilen ikincisi Evrensel Ruh'tur (Nefs) ve dişi ilkedir. Bunların ikisinden,Muhammed bin Vehb’te kişiliklenen, Söz (Logos) türemiştir. Söz ve Evrensel Ruh’tan üreyen veSelame bin Abdullah’da kişilik kazanan dördüncüsü ise Sağ Kanat (El-Cenahu’l-Eymen) ya da yöntem’dir. Sağ Kanat’tan aynı biçimde üreyen veEl-Mu'tenâ Baha’ud-Dîn’da kişiliklenen Sol Kanat (El-Cenahu’l-Yesar) ya da izleyen beşincileridir. Bunlar, aynı On sefirotunKabalacılar’ın gizem ağacını oluşturması gibi, Dürzîliğin dinsel hiyerarşisini oluştururlar. Büyük olasılıkla Dürzîler bu kavramları Kabalacılar’dan almışlardır.
4. Vasiyetlere uymak: Bazı ahlak kurallarından oluşan ve “Hâsıl” da denilen vasiyetlere uyulması zorunludur. Bu kurallar:
Doğru sözlü olmak (Sıdk al-Lisan).
Kardeşlik, mezhep üyelerini koruma (Hıfz al-İhvan).
Önceki tüm ibadetlerin ve dinsel inançların terk edilmesi.
Yalnızca tek birTanrı vardır. O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez. Yalnızca O'nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı'nın beden giymesi tarzında olmuştur.
Dürzîlerde bilgeliğe yalnızca belirli bir dinsel eğitimi tamamlamış olan seçkin kişilerce ulaşılır; bunlaraakıllılar anlamına gelenUkkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler. Dürzîlik'teUkkal'in uygulamakta olduğu dokuz dereceli birhiyerarşik yapılanma bulunmaktadır. İnisiyasyonun ilk yılında deneme süresini tamamlayan aday asıl üyeliğe kabul edilebilir. Çıraklık devresini tamamlayan Dürzî'nin ancak ikinci yılda inancının simgesi olan beyaz sarık takmasına izin verilir ve mezhebin tüm gizemliâyinlerine katılmaya hak kazanır.
Çoğunluğu oluşturan diğerleri Dürzî inançlarının yalnızca sınırlı bir bölümünü bilirler ve bunlara dacahiller anlamına gelenCuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzîlik, kendine özgü birezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlıinançsal yapıların özellikleManiheizm,Bogomiller,Paflikyanlar ve Batı'daKatharlar'da bulunduğu bilinmektedir.
Dürzîlerin inançsal ilkelerinin yalnızca bir tür inisiyasyondan geçmiş kendi mezhep üyelerine açıklanan gizler olması nedeniyle, inanç ve öğretileri tam olarak bilinmemekle beraberYahudilik,Hristiyanlık veİslâm karışımı bir uzlaşımcı sentez gibi değerlendirilmektedir.
Tapınmaları gizli olduğundan törenleri hakkında güvenilir bilgilere sahip değiliz. Yüksek ağaçlıklar arasında veya dağların tepelerinde gizlenmiş kutsal yapılarında hemen hiç süsleme yoktur. Belirli bir ritüelleri ve okudukları bir duaları da yoktur, ama törenler sırasında ilahiler söyler ve kutsal kitaplarını okurlar.
Son olarak, sanki gizli bir örgüte benzerliklerini tamamlamak için, Dürzîlerin birbirlerini tanıyabilmek amacıyla benimsedikleri işaret ve şifreler olduğunu ve bunların karşılıklı olarak alınıp verilmemesi halinde gizemlerine dair tek sözcük etmedikleri bilinmektedir. Diline sahip olma (dürüstlük), kardeşini koruma (kardeşlik), yaşlıya saygı, diğerlerine yardım, vatanı koruma ve bir Tanrı'ya inanmaktır. Dürzi inancın bir diğer büyük esası da sadece insanlar arasında olan bir türreenkarnasyondur. Dürzîler çok eşli evliliği,tütün vealkol kullanımını,domuz eti tüketimini yasak sayarlar. Ayrıca Dürzîlik;Müslümanlar,Hristiyanlar,Yahudiler veya diğer dinlere mensup olanlarla evlenmeyi yasaklar. Fakat bu modern topluluklarda çoğunlukla göz ardı edilmektedir.
Yeşil: Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan “Akıl” dır.Allah’ıniradesini temsil eder.
Kırmızı: “Nefs”dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.
Sarı: Gerçeğin en yalın ifadesi olan “Söz”dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.
Mavi: “As-Sabik”tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.
Beyaz: “Al-Tali”dir. Mavi'nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.
Haçlılar'ınKutsal Topraklar'da egemen oldukları dönemde,Tapınak Şövalyeleri'nin karşılaştığı Doğu'ya özgü birçok gizemci inanç akımlarından biri de Dürzîlik'tir. Dürzîler'in inanç sisteminin ve ezoterik uygulamalarınınTapınak Şövalyeleri'ni etkilediği sıkça ileri sürülen bir savdır. Bu sava göreTapınak Şövalyeleri, daha sonraAvrupa'ya aktarılan ve zamanlaMasonluk sistemine yerleşen bir takım inanç ve geleneklerinin esinini Dürzîler'den almışlardır.
Tapınak Şövalyeleri'nin Dürzîler ile bağıntısının hem tarihsel hem de geleneksel bir takım kanıtları olmakla beraber, bunun Masonluk ve Tapınak Şövalyeleri üzerinde ne gibi etkileri olduğu konusunda yalnızca varsayımlarda bulunulabilir.
Charles W. King'ingnostikler ile ilgili yapıtında ileri sürdüğüne göre: “Mısır halifesiHâkim'in mezhebin kurucusu olduğu ileri sürülmesine karşın Dürzîler'in,Prokopius'unVI. yüzyıldaLübnan veSuriye'de hızla çoğaldıklarını söylediğiGnostik mezheplerin kalıntıları olmaları daha akla yakındır. Komşuları arasındaki yaygın kanıya göre Dürzîler, dana şeklindeki bir puta tapınmakta ve gizli toplantılarında Roma dönemindeOphitler'e (yılanı kutsallaştıran ve ona tapan bir tarikat), OrtaçağdaTapınak Şövalyeleri'ne ve çağımızda daMasonlar'a atfedilen törenler yapmaktadırlar.”
Bu görüşün başka yazarlarca da onaylandığı görülüyor. Ancak King'e göre, önemli ve ilginç olan nokta: “Dürzîler'in kendi önderlerininİskoçya'da gizlendiğine inanmalarıdır.” Kuşkusuz bu, Tapınak Şövalyeleri'nin o yörede çok güçlü oldukları dönemlerden kalma bir inanıştır.
^İsrail, 1962 yılında resmi belgelerde Dürzilerin etnik kimliğini "Arap"tan "Dürzi"ye yeniden tanımlayarak, kendilerine özgü bir siyasi ve ulusal kimlik yarattı ve "Dürzi ve İsrailli" bilincini beslemek için ayrı bir eğitim sistemi kurdu. "Araplaştırma" ve "Filistinleştirme"ye karşı koymayı amaçlayan bu girişim, bağımsız bir Dürzi müfredatının ortaya çıkmasını sağladı. İsrail'deki Dürzilerin çoğu kendilerini Arap olarak tanımlamaya devam ederken, bazıları siyasi veya sosyal nedenlerle kendilerine özgü bir "Dürzi etnik kimliği" benimsedi. Bilim insanları, Dürzi siyasi elitinin desteğiyle yürütülen bu politikanın, Dürzileri toplumsal yönden ayrıcalıklı kılarken, daha geniş etnik ve ulusal kimliklerini dışladığını savunuyor.[58][59][60][61]
^Skutsch, Carl (2013). Skutsch, Carl (Ed.).Encyclopedia of the World's Minorities.Routledge. s. 410.ISBN978-1-135-19388-1.Total Population: 800,000
^Betts 1990, s. 55: "Dünya genelinde Dürzilerin toplam nüfusu muhtemelen bir milyona yaklaşmaktadır."
^Marsh, Donna (2015).Doing Business in the Middle East: A cultural and practical guide for all Business Professionals. revised. Hachette UK.ISBN978-1-4721-3567-4.Dünya çapında 1 milyondan fazla Dürzi olmadığına inanılmaktadır; çoğu Levant bölgesinde yaşamaktadır.
^Swayd 2015, s. 3: "Dürzi dünya nüfusu şu anda muhtemelen iki milyona yaklaşmaktadır."
^Halm, Heinz (2003). [[[:Şablon:Google Books]]Die Kalifen von Kairo: Die Fāṭimiden in Ägypten, 973–1074]|url= değerini kontrol edin (yardım) [The Caliphs of Cairo: The Fatimids in Egypt, 973–1074] (Almanca). Munich: C. H. Beck. s. 286.ISBN3-406-48654-1.
^abDe McLaurin, Ronald (1979).The Political Role of Minority Groups in the Middle East.University of Michigan Press. s. 114.ISBN978-0-03-052596-4.Teolojik olarak, Dürzilerin Müslüman olmadığı sonucuna varmak gerekir. İslam'ın beş şartını kabul etmezler. Dürziler, bu ilkelerin yerine yukarıda belirtilen yedi kuralı koymuşlardır.
^"Druze in Syria".Harvard University. 22 Ocak 2025 tarihindekaynağından arşivlendi. Erişim tarihi:2 Temmuz 2023.Dürziler, Suriye, Lübnan ve İsrail'de yoğunlaşmış, dünya çapında yaklaşık bir milyon mensubu bulunan etnik ve dini bir gruptur. Dürziler, İsmaili Şiiliğinin bin yıllık bir kolunu takip ederler. Takipçileri İbrahimî tevhid inancını vurgularlar ancak bu dini İslam'dan ayrı görürler.
^abStewart, Dona J. (2008).The Middle East Today: Political, Geographical and Cultural Perspectives.Routledge. s. 33.ISBN978-1-135-98079-5.Dürzilerin çoğu kendilerini Müslüman olarak görmez. Tarihsel olarak büyük zulümlere maruz kalmış ve dini inançlarını gizli tutmuşlardır.
^abThe New Encyclopaedia Britannica. Encyclopaedia Britannica. 1992. s. 237.ISBN978-0-85229-553-3.Dürzi dini inançları İsmaili öğretilerinden doğmuştur. Ancak çeşitli Yahudi, Hristiyan, Gnostik, Yeni-Platoncu ve İrani unsurlar, katı bir tevhid öğretisi altında birleşmiştir.
^abAl-Najjar, 'Abdullāh (1965).Madhhab ad-Durūz wa t-Tawḥīd (The Druze Sect and Unism) (Arapça). Egypt: Dār al-Ma'ārif.
^Hitti, Philip K. (2007).Origins of the Druze People and Religion, with Extracts from their Sacred Writings. Columbia University Oriental Studies.28 (new bas.). Londra: Saqi. ss. 13-14.ISBN978-0-86356-690-5.
^Zaman, Muhammad Qasim; Stewart, Devin J.; Mirza, Mahan; Kadi, Wadad; Crone, Patricia; Gerhard, Bowering; Hefner, Robert W.; Fahmy, Khaled; Kuran, Timur (2013).The Princeton Encyclopedia of Islamic Political Thought.Princeton University Press. ss. 139-140.ISBN978-0-691-13484-0.Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün'de küçük bir azınlık olarak varlığını sürdüren Dürziler (bu ülkelerdeki tahmini sayıları 21. yüzyılın başında bir milyon civarındaydı) hem Sünni hem de Şii İslam'dan önemli ölçüde uzaklaşmaktadır.
^Yazbeck Haddad, Yvonne (2014).The Oxford Handbook of American Islam.Oxford University Press. s. 142.ISBN978-0-19-986263-4.While they appear parallel to those of normative Islam, in the Druze religion they are different in meaning and interpretation. The religion is considered distinct from the Ismaili as well as from other Muslims belief and practice... Most Druze consider themselves fully assimilated in American society and do not necessarily identify as Muslims..
^Cohen, Hillel (2010).Good Arabs: The Israeli Security Agencies and the Israeli Arabs, 1948–1967.University of California Press. s. 170.ISBN978-0-520-94488-6.the Druze connection to the Muslims remained a matter of controversy.
^Jacobs, Martin (2014).Reorienting the East: Jewish Travelers to the Medieval Muslim World.University of Pennsylvania Press. s. 193.ISBN978-0-8122-9001-1.Though their religion is related to that of the Ismailis from a historical standpoint, the Druze—who see themselves as true "unitarians" (muwah.h.idūn)—are usually not considered Muslims.
^Hajjar, Lisa (2005).Courting Conflict: The Israeli Military Court System in the West Bank and Gaza.University of California Press. s. 279.ISBN978-0-520-24194-7.[Druze] although today it is widely considered to be a separate religion, some still consider it an Islamic sect
^Artzi 1984, s. 166: "...Bu dönemde bölgeyi ziyaret eden Avrupalılar, Dürzilerin "diğer inananlardan daha çok Hıristiyanları sevdiklerini" ve "Türklerden, Müslümanlardan ve Araplardan [Bedevilerden] yoğun bir nefret duyduklarını" aktarmaktadırlar."
^Swayd 2015, s. 132: "Bazı Müslüman yöneticiler ve hukukçular, 1022 yılında yedinci Fatımi Halifesi El-Zahir'den başlayarak Dürzi Hareketi mensuplarının zulüm görmesini savunmuşlardır. Sonraki yüzyıllarda tekrarlayan zulüm dönemleri... inanç ve uygulamalarının açıklığa kavuşturulmaması, Müslümanlar ile Dürziler arasındaki belirsiz ilişkinin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur."
^Zartman, Jonathan K. (2020).Conflict in the Modern Middle East: An Encyclopedia of Civil War, Revolutions, and Regime Change.ABC-CLIO. s. 199.ISBN978-1-4408-6503-9.Historically, Islam classified Christians, Jews, and Zoroastrians as protected "People of the Book," a secondary status subject to payment of a poll tax. Nevertheless, Zoroastrians suffered significant persecution. Other religions such as the Alawites, Alevis, and Druze often suffered more.
^Parsons, L. (2000).The Druze between Palestine and Israel 1947–49. Springer. s. 2.ISBN978-0-230-59598-9.With the succession of al-Zahir to the Fatimid caliphate a mass persecution (known by the Druze as the period of themihna) of the Muwaḥḥidūn was instigated ...
^Firro, Kais M. (2021).The Druzes in the Jewish State: A Brief History. Brill. s. 94.ISBN978-90-04-49191-5.
^Hunter, Shireen (2010).The Politics of Islamic Revivalism: Diversity and Unity: Center for Strategic and International Studies (Washington, D.C.), Georgetown University. Center for Strategic and International Studies.University of Michigan Press. s. 33.ISBN978-0-253-34549-3.Druze – An offshoot of Shi'ism; its members are not considered Muslims by orthodox Muslims.
^Grafton, David D. (2009).Piety, Politics, and Power: Lutherans Encountering Islam in the Middle East.Wipf and Stock Publishers. s. 14.ISBN978-1-63087-718-7.Ayrıca, Ortodoks İslam'ın birçok inanç ve uygulamasını takip etmelerine rağmen, Sünnilerin çoğunluğunun sapkın olarak gördüğü birkaç yarı-Müslüman mezhep de vardır: Bunlar Ahmediye, Dürzi, İbadi ve Ezidilerdir.
^Williams, Victoria R. (2020).Indigenous Peoples: An Encyclopedia of Culture, History, and Threats to Survival [4 volumes].ABC-CLIO. s. 318.ISBN978-1-4408-6118-5.Dürzilik, ibadet etme, oruç tutma, hacca gitme veya ibadet günleri gibi zorunlulukları olmayan ritüelsiz bir din olduğundan, Sünni Müslümanlar tarafından Dürziler İslami bir halk olarak kabul edilmezler.
^"'Allah has spoken to us: we must keep silent.' In the folds of secrecy, the Holy Book of the Druze".Aix-Marseille University. 30 Ocak 2017. 5 Temmuz 2022 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi:5 Ekim 2025.Oryantalist literatür, Dürzi dinini sıklıkla Müslüman inancıyla ilişkilendirir; ancak Dürzilik, İslam'dan, İslam'ın Hıristiyanlıktan veya Hıristiyanlığın Yahudilikten farklı olduğu kadar farklıdır (Bryer 1975b, 239). Müslümanlar, Dürzi doktrinini özellikle ruhun göçünü (tekammus əl-erva) ve dinin kaldırılmasını yücelttiği için sapkınlık olarak kabul ederler.
^Nestorović, Čedomir (2016).Islamic Marketing: Understanding the Socio-Economic, Cultural, and Politico-Legal Environment. Springer. s. 66.ISBN978-3-319-32754-9.Dürzilere gelince, pek çok Müslüman onlara şüpheyle yaklaşıyor, onların aslında Müslüman olmadığını, başlı başına bir dine mensup olduklarını ileri sürüyorlar.
Abu-Izeddin, Nejla (1993). [[[:Şablon:Google Books]]The Druzes: A New Study of Their History, Faith, and Society]|url= değerini kontrol edin (yardım) (2nd bas.). Leiden, New York, Köln:Brill.ISBN90-04-09705-8.
Amara, Muhammad; Schnell, Izhak (2004). "Identity Repertoires among Arabs in Israel".Journal of Ethnic and Migration Studies.30: 175-193.doi:10.1080/1369183032000170222.
Artzi, Pinḥas (1984).Confrontation and Coexistence. Bar-Ilan University Press.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Dānā, Nissîm (2008).The Druze in the Middle East: Their Faith, Leadership, Identity and Status.University of Michigan Press.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Hazran, Yusri (2013).The Druze Community and the Lebanese State: Between Confrontation and Reconciliation.Routledge.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Nisan, Mordechai D. (2015).Minorities in the Middle East: A History of Struggle and Self-Expression (2nd bas.). McFarland.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Swayd, Samy (2009).The A to Z of the Druzes.Rowman & Littlefield.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Tucker, Spencer C. (2019).Middle East Conflicts from Ancient Egypt to the 21st Century: An Encyclopedia and Document Collection [4 volumes].ABC-CLIO.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).
Zabad, Ibrahim (2017).Middle Eastern Minorities: The Impact of the Arab Spring.Routledge.ISBN [[Special:BookSources/Şablon:Format ISBN|[[:Şablon:Format ISBN]]]]|isbn= değerini kontrol edin: invalid character (yardım).