| Cem Karaca | |
|---|---|
| Genel bilgiler | |
| Unvanı | Cem Ağabey |
| Doğum | Muhtar Cem Karaca 5 Nisan 1945(1945-04-05) Bakırköy,İstanbul,Türkiye |
| Ölüm | 8 Şubat 2004 (58 yaşında) Bakırköy,İstanbul,Türkiye |
| Defin yeri | Karacaahmet Mezarlığı,İstanbul |
| Başladığı yer | Türk |
| Tarzlar | Anadolu rock,progresif rock,senfonik rock,protest müzik,rock and roll(ilk yıllar) |
| Meslekler | Şarkıcı,besteci,söz yazarı,oyuncu |
| Etkin yıllar | 1961-2004 |
| Eş | |
| Çocukları | Emrah Karaca |
| İlişkiler | Apaşlar (1967-1969) Kardaşlar (1970-1972) Moğollar (1972-1974) Dervişan (1974-1977) Edirdahan (1978-1979) Die Kanaken (1983-1987) |

Muhtar Cem Karaca (d. 5 Nisan 1945,İstanbul - ö. 8 Şubat 2004,İstanbul),Türkrock müziği sanatçısı, söz yazarı, besteci, tiyatrocu ve sinema oyuncusu.Anadolu rock türünün kurucularındandır. Birçok grupla (Apaşlar,Kardaşlar,Moğollar veDervişan) çalışmış, grupların kurucu ve yöneticisi olmuş, güçlü bir rockkültü yaratılmasının öncülerinden olmuştur.[1]
BabasıAzerbaycan asıllıMehmet Karaca ve annesiErmeni asıllıToto Karaca (İrma Felekyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü. Orta öğreniminiRobert Lisesi'nde yapan Cem Karaca, sanatçı bir çiftin çocuğuydu. Müzikle ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felekyan'ın Cem Karaca'ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesiyle oldu. Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıranrock müziğine ilgi duydu. Kız arkadaşlarını etkilemek ve arkadaşlarının taleplerine uyum sağlamak için dönemin rock yıldızlarının şarkılarını seslendirdi. Ses yeteneğini ise annesi Toto Karaca fark etti.
1962'ye girerken Beyoğlu Spor Kulübü'nde arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyledi. Arkadaşları ile sahne alan Karaca, daha sonra grup kurmaya karar verdi. Gruba o dönemin ünlü sanatçılarındanİlham Gencer destek oldu. Cem Karaca'nin ilk grubu 1963'teDinamikler adıyla kuruldu. Seslendirme sanatçısıFikri Çöze'nin jübile konserinde performans sergilediler. Babası hâlâ Karaca'nın müzik yapmasına karşıydı. Hatta babası konserlerde onu yuhalatmıştı ancak Karaca bunlara rağmen müziği bırakmadı. Sonrasında "Bu toprakların müziğini yap" diyerek oğlunu telkin etti. Grup olarakElvis Presley gibi ünlürock and roll sanatçılarının klasiklerini yorumluyorlardı. 1963'ün sonunda grup dağıldı. Kısa bir süre "Cem Karaca ve Bekledikleriniz" adlı bir grupta çaldı. Bu gruptan kısa bir süre sonra iseGökçen Kaynatan'ın orkestrasında çaldı ancak bu beraberlik de uzun sürmedi. Aynı sene "Cem Karaca ve Jaguarlar Grubu" kuruldu. 1965'teAltın Mikrofon yarışmasına başvurdular ancak ön elemeyi geçemediler. Karaca, 1965'te ilk evliliğini tiyatro sanatçısıSemra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra Karaca, askere gitti. Askerliğine 1965 Kasım'ında Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı'nda başladı. Bu dönemde Karaca, Anadolu kültürünü tanımaya başladı. TürkozanlarındanAşık Mahzuni Şerif ile tanıştı.
Cem Karaca, askerlik sonrası Şubat 1967'de gitaristMehmet Soyarslan'ın kurduğuApaşlar grubu ile tanıştı. Apaşlar daha önceleri batı tarzı müzik yapmaktaydı ancak Karaca ile tanıştıktan sonra müzik daha doğuya döndü. Karaca, grup ile birlikteAltın Mikrofon 1967'ye katıldı. Yarışmaya katıldıkları Emrah şarkısıErzurumlu Emrah'ın şiirine yapılmış bir Karaca bestesiydi. Yarışmada Karaca'nın grubu ikinci oldu ancak birinci olan gruptan daha çok ilgi gördüler.[2] Cem Karaca ve Apaşlar, 1968'de Almanya'ya gidipFerdy Klein Orkestrası ile 45'likler kaydetti. Bu dönemde Soyarslan şarkısı "Resimdeki Gözyaşları", Karaca'nın Emrah'tan sonraki ikinci hit parçası oldu. Bu plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi oldu. Almanya'da konserler devam etti ve grubun yurt dışına açılma hedefi doğrultusunda İngilizce bir 45'lik kaydedildi. Bu plakta Resimdeki Gözyaşları ve Emrah şarkılarının İngilizce versiyonları yer aldı. Bu dönemde Cem Karaca, tiyatro sanatçısıMeriç Başaran ile evlendi. Sene sonundaMilliyet'in 1968'in "En Sevilen Erkek Şarkıcıları" anketinde 4. oldu. "Yılın Melodileri" anketinde iseResimdeki Gözyaşları Türkçe şarkılar arasında 3. oldu. Türkçe ve yabancılar karışık listede iseResimdeki Gözyaşları dokuzuncu, Cem Karaca bestesi "Ümit Tarlaları" ise 24. oldu.
1969'da grup içinde fikir ayrılıkları ortaya çıkmaya başladı. Cem Karaca, müziğini daha politik bir yöne taşımak isterken, Soyarslan bu değişime sıcak bakmıyordu. "Bu Son Olsun / Felek Beni" plağından sonra grup dağıldı. Aynı yıl Cem Karaca,Bunalım grubunun prodüktörlüğünü ve menajerliğini yapmaya başladı. İlk 45'likleri "Taş Var Köpek Yok / Yeter Artık Kadın" şarkılarının ikisinin de söz ve bestesinde Cem Karaca'nın da adı geçmiştir. Bu 45'likten sonra bu işi bırakan Karaca, grubun bateristi Hüseyin Sultanoğlu'nu kendi grubu olan Kardaşlar'a almıştır.
Apaşlar dönemi bittikten sonra grup müziğine devam etmek isteyen Karaca, Apaşlar'ın bas gitaristiSeyhan Karabay ileKardaşlar grubunu kurdu. 1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu. Grup üyeleri sabitlendikten sonra, Almanya'da kayıt yapmaya karar verdiler ancak çıkan bir salgın yüzünden, Karaca ve Kardaşlar birlikte Almanya'ya gidemedi. Bu yüzden Cem Karaca, tek başınaKöln'e gitti. Apaşlar sonrası yaşadığı müzikal aradan sonra burada kendi besteleri ve Anadolu türkülerini yine Ferdy Klein orkestrası ile kaydetti. 4 tane 45'lik yayınlandı. Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.
1970 Kasım'ında ise Karaca ve Kardaşlar "Dadaloğlu / Kalender" 45'liğini yayınladı. "Dadaloğlu", Karaca'nın bir başka hit şarkısı oldu. Bu türkü ayrıca Karaca'nın sola doğru kayışının da bir gösteresi olmuştu. Mart 1971'de Cem Karaca'nın Trabzon'da verdiği bir konserde meydana gelen patlamalar sonucu üç bomba infilak etti ve 30 kişi yaralandı. Aynı yıl Rum piskoposIII. Makarios, Kıbrıs Fuarı'nda Türk pavyonunu gezerken, Dadaloğlu şarkısı çalınmıştı. 1971'de Cem Karaca ve Kardaşlar 4 tane 45'lik çıkardı.
Aynı yıl Cem Karaca, tiyatro müziği alanında da bir çalışma yaptı.Ben Jonson'un yazdığı veÜlkü Tamer'in Türkçeye çevirdiği Püsküllü Moruk adlı oyunun müziklerini besteledi ve Kardaşlar ile birlikte kaydetti. Grup, şarkıları tiyatro oyuncularına örnek olması amacıyla kaydederken, vokalleri Cem Karaca ve annesiToto Karaca seslendirdi. Ancak oyun beklenen ilgiyi görmedi ve kısa süre içinde sahnelenmekten vazgeçildi. Cem Karaca ve Kardaşlar'ın bu kayıtları yıllar sonra, 2007'de yayınlandı.
1972'ye Cem Karaca ödülle başladı.Hey Dergisi tarafından "1971'in en iyi erkek şarkıcısı" seçildi ve Hey'in turnesine katıldı. Ancak Kardaşlar gitaristi Seyhan Karabay ile anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Karaca, Kardaşlar ile yollarını ayırdı. Bu sırada eşi benzeri görülmemiş bir değiş-tokuş meydana geldi. Cem Karaca, Kardaşlar'dan ayrılıp Anadolu Rock'ın güçlü sesi Moğollar'la birleşirken Kardaşlar da Moğollar'la anlaşamayanErsen Dinleten'i gruplarına dâhil etti.
Cem Karaca ve Moğollar birleştikten bir ay sonra Kasım 1972'de Hey dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne aldılar. Yıl sonunda Milliyet'in anketinde Cem Karaca en iyi erkek şarkıcılar listesinde 2. oldu. Moğollar ise en iyi yerli topluluk seçildi. Hey Dergisi'nde ise ikisi de kendi dallarında 1. seçildiler.
1973'te "Obur Dünya / El Çek Tabip" 45'liği yayınlandı. Ancak grubun asıl başarısı 1974'ün başında kaydedilen "Namus Belası" şarkısı ile kazanıldı. Şarkı çok popüler oldu, öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlandı. Ancak bu plak sonrasıCahit Berkay çalışmalarını Fransa'da devam ettirmeye karar verince Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırdı.
Moğollar'dan ayrılan Cem Karaca, önce Fransa'ya gitmeyen Moğollar elemanları Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile "Karasaban" grubunu kurdu ama bu grup uzun ömürlü olmadı. Karaca, Mart 1974'teDervişan grubunu kurdu. Grup ilk konserlerinden birini Kıbrıs harekâtından sonra Hava Kuvvetleri'ne yardım konserinde verdi.
Şubat 1975'te Cem Karaca'nın en önemli eserlerinden biri olan "Tamirci Çırağı" yayınlandı. Bu şarkıdaki "İşçisin sen, işçi kal" söylemi Cem Karaca'nın siyasi duruşunu da ilk kez bu kadar açık gösteriyordu. 1975'in sonunda "Mutlaka Yavrum Kavga" 45'liği yayınlandı. 45'liğin ilk şarkısı Mutlaka Yavrum,Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırlanmıştı ve 2 farklı Türkçe versiyonunun dışında piyasaya yayınlanmamış İngilizce ve Arapça versiyonları da vardı. 1976'nın başındaTRT'de yayınlanacak olan "Kavga" şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı programdan çıkarıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha en iyi erkek şarkıcı seçildi.
1977'de Cem Karaca, artan siyasi gerginlikle birlikte, gitgide daha önemli bir figür oluyordu. Aydın'da verdikleri bir konserde CHP İl Başkanı aşırı solcular tarafından dövüldü. Urfa'da verilen bir konserden sonra Dervişan gitaristiTaner Öngür ve bateristiSefa Ulaştır saldırıya uğradı. Öngür daha sonra bu nedenlerle gruptan ayrıldı. Cem Karaca bu sene tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçalarıYoksulluk Kader Olamaz'ı yayınladı. Bu albümde Karaca besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirleri de bulunmaktaydı. Cem Karaca ve Dervişan, 1978'in başında1 Mayıs plağından sonra yollarını ayırdılar.
Cem Karaca, Dervişan sonrası çoğuKurtalan Ekspres'ten olmak üzere bir müzik grubu kurdu. Adını da Türkiye'nin iki ucu olanEdirne veArdahan'dan esinlenerekEdirdahan koydu. Ancak grup 20 gün sonra Kurtalan Ekspres elemanlarının eski gruplarına dönmesiyle eleman değişikliğine gitmek zorunda kaldı. 1978'de Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve sonteklisiSafinaz'ı yayınladı. Bu plak Türkiye'de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operaydı. Safinaz adlı bir kızın kötü yola düşmesini anlatıyordu. Teklinin diğer şarkıları da Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleriydi. Cem Karaca, 1979'da Londra'daki dünyaca ünlü Rainbow Arena'da konser verme başarısı gösterdi.
1979'da grup dağıldı, Cem Karaca da uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde ayrıcaAlmanya'ya taşındı. Çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olanHasret albümünü yayınladı. Mart 1980'de Sıkıyönetim Mahkemesi'nde Karaca'nın "1 Mayıs" plağı "komünizm propagandası" nedeni ile yargılanmaya başladı. Bu davada şarkıcı Cem Karaca, şarkının bestekârıSarper Özsan ve plak şirketi sahibi Ali Avaz da suçlanıyordu. Cem Karaca, bu dönemde Avrupa turnesine başlamıştı. Dava başladıktan kısa bir süre sonra da babasıMehmet Karaca'yı kaybetti. Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.
12 Eylül darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemesi tarafındanMelike Demirağ,Selda Bağcan,Şanar Yurdatapan veSema Poyraz ile birlikte Cem Karaca da yurda çağrıldı. 13 Mart 1981'e kadar süre tanındı.Bonn'da yaşayan Cem Karaca, yurda dönmek için ek süre istedi. 15 Temmuz 1982'ye kadar Cem Karaca'nın süresi uzatıldı ancak Karaca, Türkiye'ye dönmeyeceğini belirtti ve süresi dolduktan sonra ise 6 Ocak 1983'te Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
Cem Karaca, bir yandan da müzik hayatına devam etti. Almanya'daki müzisyen arkadaşıFehiman Uğurdemir veRalf Mähnhöfer ile birlikte 1982'deBekle Beni albümünü yayınladı. Bu albümdeki "Oğluma", "Alamanya Berbadı" ve "Bekle Beni" gibi şarkılar Karaca'nın ülkesine duyduğu özlemi göstermekteydi. Bu albüm Karaca'nın vatandaşlıktan çıkarıldığı için medyada yer alamamasından dolayı çok fazla bilinmedi. 1984'te ise bir şarkısı dışında tüm şarkıları Almanca olanDie Kanaken albümünü yayınladı. Bu albüm Alman oyun yazarlarıHenry Böseke veMartin Burkert tarafından göçmen Türklerin Almanya'da yaşadıkları zorlukları anlatmaktaydı. Ayrıca albüm bir tiyatro oyununa da çevrildi. Karaca, albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan Die Kanaken olarak sahne aldı ve albümü tanıttı.
1985'te Karaca, arkadaşı Mehmet Barı aracılığıyla BaşbakanTurgut Özal ile görüşerek, ülkeye geri dönme isteğini bildirdi ve Münih'e gelen Özal ile konuştu. Özal'ın olumlu yanıt vermesi ile hukuki işlemler başlatıldı. Yıl sonunda vatandaşlıktan çıkarılmasına sebep olan davadan beraat etti. 1987'de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı. 29 Haziran 1987'de Cem Karaca, Türkiye'ye döndü. Aynı yılMerhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünü çıkardı. Bu albüm o senenin en çok satan albümlerinden biri oldu. 1988'de bu albümüTöre takip etti. Bu albüm sonrası Cem Karaca, yasaklı olduğuTRT ekranlarına da çıkmaya başladı.
Cem Karaca, arkadaşıUğur Dikmen veCahit Berkay ile müzikal ortaklık kurarakYiyin Efendiler albümünü yayınladı. Bu albümdeki "Oh be" şarkısında, kendisini "dönek" diye adlandıranlara cevap olarak"Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba döndüm işte oh be" diyerek cevap verdi. 21 Temmuz 1990'da sözlerini kendi yazıp, bestesini Cahit Berkay'ın yaptığı Kahya Yahya şarkısı ileAltın Güvercin en iyi şarkı ödülünü kazandı. Bu dönemdeSosyaldemokrat Halkçı Parti için konserlere çıktı.
Karaca, 1992'deUNICEF için hazırlanan veİbrahim Tatlıses,Ajda Pekkan,Muazzez Abacı,Leman Sam,Fatih Erkoç gibi ünlü isimler korosunun seslendirdiği "Sev Dünyayı" şarkısının sözlerini yazdı ve koroda da yer aldı. 22 Temmuz 1992'de annesi Toto Karaca öldü. Yılın sonlarına doğru Dikmen ve Berkay ile ikinci çalışması olanNerde Kalmıştık? albümünü yayınladı. "Raptiye Rap Rap" ve "Islak Islak" besteleri ile büyük başarı yakaladı.
Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre müzikle aktif olarak ilgilenmedi. 1994'te TRT'de Raptiye adlı programı sundu. 1995'te iseFlash TV'de Cem Karaca Show'u, 1996'da aynı kanalda "Efendime Söyleyeyim" programını yaptı. 95'te bir sanatçı grubu ileBosna-Hersek'e gidip, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek verdi.
Sanatçının müziğe geri dönüşü 1997'nin sonunda vizyona girenAğır Roman ile oldu. Filmin yapımcısı, eski Apaşlar gitaristi ve Karaca'nın dostu Mehmet Soyarslan'nın yazdığı, 1968'de Cem Karaca'ya ün getiren "Resimdeki Gözyaşları"nı, Karaca film için yeniden kaydetti. Filmin ana müziği olan parça, Karaca'yı tekrar müzik piyasasına soktu. Eski plak şirketi, izinsiz olarak "The Best of Cem Karaca" serisini piyasaya sürdü.
1999'da Türk rock müziğinin duayenleri olan Cahit Berkay,Engin Yörükoğlu,Ahmet Güvenç veUğur Dikmen'in desteğiyle "Bindik Bir Alamete..." isimli albümünü çıkardı. 2000'de Cem Karaca'nın da rol aldığıKahpe Bizans'ın müziklerinin bazılarını seslendirdi. Bu filmin de yapımcısı olan Soyarslan'ın yazıp Apaşlar zamanındaDede Korkut'tan esinlenipSadık Bütünay ile kaydettiği ama yayınlamadığı şarkıları Cem Karaca seslendirdi. Bu eserlerden sonra ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı oldu.
Şubat 2001'de Murat Töz, Barış Göker ve Cengiz Tuncer ile Cem Karaca Trio olarak sahne almaya başladı. Mayıs 2001'de iseBarış Manço'nun ölümü ile vokalistsiz kalanKurtalan Ekspres ile beraber çalmaya başladı.Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konserleri'nde sahne aldılar. 2002'de Yol Arkadaşları adlı grubu kurup yine onlarla sahne aldı. Ölümünden önce kaydettiği son şarkılar ancak ölümünden kısa süre sonra yayınlandı. İlk önce "Hayvan Terli" teklisi yayınlandı.Mehmet Eryılmaz'ın bu şarkısına Karaca'nın bir bar programında bu şarkıyı söylediği görüntüleri ile klip çekildi. Mayıs 2005 tarihinde, ölümünden 10 gün önce (2004)Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği "Hayat Ne Garip?", Kırmızıgül'ünSarı Sarı albümünde yayınlandı. Karaca ve Kırmızıgül'ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir klip yayınlandı. Haziran 2005'te iseMurathan Mungan'ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan "Söz Vermiş Şarkılar" albümündeYeni Türkü'nün "Göç Yolları" eserini yorumladı.
2005 yılındaYavuz Bingöl,Edip Akbayram,Manga,Teoman,Deniz Seki,Volkan Konak,Haluk Levent,Suavi,Ayhan Yener,Tuğrul Arseven tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşanMutlaka Yavrum albümü yayınlandı. Bu albüm daha önce yayınlanmamış İngilizce bir Cem Karaca şarkısı da içeriyordu. Ölümünün 6. yılındaBeyaz Show'da daha önce kaydedip yayınlamadığı "Karagözlüm" adlı şarkı ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.

1961'deHamlet'te oynayarak tiyatroya ilk adımını attı. 1964'teMünir Özkul'un oynadığıGeneral Çöpçatan oyunu ilk büyük tiyatro çalışması oldu. 1965'te askerliği sırasında askeriyedeCahit Atay'ınPusuda veAziz Nesin'inToroslar Canavarı oyununu yönetti ve oynadı. Aynı dönemİstanbul Tiyatrosu'nda sergilenen "Anahtarı Bendedir" adlı oyunu Türkçeye çevirdi ve oynadı.[3] Uzun bir süre tiyatroya ara veren ve Püsküllü Moruk oyununun müziklerini yapmak dışında tiyatroyla ilgilenmeyen Karaca, 1987'de Almanya'da çıkardığı Die Kanaken albümündeki şarkıların işlendiği Ab in den Orient-Express oyunununKuzey Ren Westfalya Eyalet Tiyatrosu'nda oynanan "Die Kanaken" adlı versiyonunda annesi Toto Karaca ile beraber oynadı. Yine Almanya döneminde Münih Halk Tiyatrosu'ndaNâzım Hikmet'inŞeyh Bedrettin Destanı oyununu yönetti. Cem Karaca, 1970'te ilk ve tek başrol filmi olanKralların Öfkesi'nde oynadı.Yücel Uçanoğlu'nun yazıp yönettiği yerliwestern tarzı bu filmdeMurat Soydan ile başrolü oynayan Cem Karaca, Camgöz adlı bir kovboyu canlandırdı. Ancak bu film çok başarılı olmadı. Uzun süre beyaz perdeden uzak duran Karaca, 1999'daKahpe Bizans da Karaca Abdal adlı bir ozan rolünde rol aldı ve filmin müziklerinden bazılarını seslendirdi. Karaca, 1990'daBir Milyara Bir Çocuk adlıMüjdat Gezen dizisinde rol aldı. Bunun dışında 2001'deYeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı seneAvcı adlı dizide Dem Baba rolünü oynadı.
8 Şubat 2004 sabahında, solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır birkalp krizi geçirdi. Kaldırıldığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Cem Karaca, öldüğünde henüz 58 yaşındaydı. Karaca'nın ölüm nedeni, hastane tarafından yapılan açıklamada kalp ve solunum durması olarak belirtildi. 9 Şubat 2004'te ikindi vaktinde Üsküdar Seyyit Ahmet Deresi Camii'nde (İranlılar Mezarlığı) kılınancenaze namazın ardındanKaracaahmet Mezarlığı'nda babası ile aynımezara defnedildi. Cenaze törenine iseErol Büyükburç,Erkin Koray,Muhsin Yazıcıoğlu,Kayahan,Mustafa Sarıgül,Haluk Levent,Kenan Işık,Edip Akbayram,Ahmet Güvenç,Berkant,Sezen Cumhur Önal,Nejat Yavaşoğulları veNecdet Mahfi Ayral gibi isimler katıldı.
Cem Karaca ilk evliliğini 22 Aralık 1965'te Semra Özgür ile yaptı. Özgür, Karaca'nın annesi gibi bir tiyatro sanatçısıydı. Bu evlilik fazla uzun sürmedi. Karaca, 1968'in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olanMeriç Başaran ile bir ilişki yaşamaya başladı. Ekim 1968'de Karaca ikinci evliliğini Başaran ile yaptı. Bu evlilik de 2 yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Feride Balkan ile 21 Ağustos 1972'de yaptı. 1976'da çiftin oğullarıEmrah Karaca dünyaya geldi. Çift, Cem Karaca'nın Almanya'da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993'te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı.[4] Cem Karaca'nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.
Karaca'nın ölümünden sonra Karaca'nın çocuğunun annesi Feride Balkan ve son eşi İlkim Erkan arasında sorunlar yaşandı. İlkim Karaca, Karaca'nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu yüzden Emrah Karaca'nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca'nın mezarı açılıpDNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah'ın Cem Karaca'nın oğlu olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra Balkan ve Emrah Karaca, İlkim Karaca'ya açtıkları hakaret davasını kazandı. İlkim Karaca daha sonra "Cem Karaca veBarış Manço kardeştiler" iddiası ile medyada yer buldu.[5]
2024 yılındaCem Karaca’nın Gözyaşları adında biyografik film vizyona girdi. Bu film doğumundan Türkiye'ye geri dönüşüne kadar olan hayatından kesitler içermektedir. Film son eşi İklim Karaca'nın telif iddiası üzerine vizyondan çekildi. Sonrasında kendisiyle evlenmeden önceki dönemi içerdiği için yasak kaldırılarak tekrar gösterime sokuldu.[6]
100'ün üzerinde plaket ve ödüllerden bazıları;