Bu maddedekiüslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir. Maddeyi geliştirerek ya da konuyla ilgilitartışmaya katılarak Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
Robert James Fischer (9 Mart 1943 - 17 Ocak 2008), Amerikalıbüyükusta ve 11.Dünya Satranç Şampiyonudur. 1972-1975 yılları arasında Dünya Satranç Şampiyonu ünvanını almıştır.ABD'de doğan Fischer, vatandaşlıktan çıkarıldıktan sonraİzlanda'ya yerleşmiş ve parlamento kararıyla kendisine vatandaşlık takdim edilmiştir.[1] Burada şehirden uzak bir hayat sürdüren Fischer, 2008 yılında hayata gözlerini yummuştur. ABD'nin yetiştirdiği tek dünya satranç şampiyonu olan Fischer'ın oyunlarında kullandığı taktikler, uyguladığıkombinasyonlar, yaptığı çarpıcı hamleler ve etkileyici galibiyetleri topluca "Fischer Humması" olarak adlandırılmıştır.
Fischer, 9 Mart 1943'teChicago’da,Polonya veRus İmparatorluğu'ndan göçmüşYahudi[2][3] bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir.[4][5] 1945 yılında annesi ile babasının boşanmasından sonra annesi ile birlikte taşındıklarıBrooklyn’de büyümüştür. Satrancı 6 yaşındayken öğrenen Fischer, kısa zaman içinde bir satranç fanatiği haline gelmiş ve "Yapmak istediğim tek şey satranç oynamak" sözlerini sarf etmiştir.
Henüz 13 yaşındaykenABD Gençler Şampiyonu olan Fischer, bu başarıyı yakalayan en genç satranç oyuncusu olmasıyla satranç tarihine geçmiştir. 14 yaşındayken ise 'En Genç ABD Şampiyonu' olan Fischer, 1958 yılında 15 yaşındayken satranç tarihinin en gençbüyük ustası olma başarısını göstermiştir.
1975 yılındaAnatoly Karpov ile unvan maçı yapması beklenenFischer, Uluslararası Satranç FederasyonuFIDE’ye maçın oynanabilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesini istemiş, aksi halde maça çıkmayacağını söylemiştir.
Fischer'ı reddedenFIDE, unvan maçı yapılmadığı haldeKarpov’u yeni Dünya Şampiyonu ilan etmiştir. Bu olaydan sonra Fischer kayıplara karışmış, yaklaşık 20 yıl ortalarda görünmemiştir.
1996 yılında Fischer, "Fischer satrancı" olarak adlandırdığı yeni bir satranç çeşidi ortaya atmıştır. Buna göre piyonların arkasında bulunan taşlar, kuraya göre rastgele bir şekilde yerleştiriliyordu. Fischer, bu durumda bir oyuncunun yeteneğinin daha iyi anlaşılabileceğini ve de açılış teorisi hazırlıklarının rafa kalkacağını öne sürmüştür.
1970 Satranç Olimpiyatı'ndaMiguel Najdorf'a karşı oynadığı 3. oyunun skor kartı
BM'nin,Yugoslavya'ya uyguladığı ambargoyu delerek 1992 yılında gizlice ülkeye girip bir satranç şampiyonasına katılan Fischer, o tarihten bu yana "kanun kaçağı" olarak yaşamıştır.
Fischer, o yılABD hükûmetinin karşılaşma yapmama taleplerine meydan okumuş ve hükûmetin kendisine gönderdiği resmi yazıya tükürerek cevap vermiştir. Bu olayın sonucunda da eski rakibiSpassky ileKaradağ'ın açığında bulunan bir adada satranç karşılaşması yapmıştır. Spassky'yi 20 yıl sonra, 10-5 yenen Fischer, 3,35 milyon dolar para ödülü kazanmıştır.
Bobby Fischer'ın 12 yıllık kaçak hayatıJaponya'nınNarita Uluslararası Havalimanı'nda son bulmuştur. Kendisine ait olan ancak suçlamalar yüzündenABD tarafından iptal edilen "geçersiz bir pasaportla"Japonya'danFilipinler'e geçmeye çalışırken yakalanmıştır. BaşkentTokyo'da yakalanan Fischer, 9 ay gözaltında tutulmuştur ve Mart 2005 tarihindeİzlanda vatandaşlığına geçmiştir.
1992 yılından bu yana çok çileli bir hayat sürdüren, ülkeler arasında dolaşıp duran ve sığınacak ülke arayan Fischer, İzlanda'dan önce Japonya'da bir kaçak olarak gözaltında tutulup suçlu muamelesi görmüştür. Japonya'da işlediği suç, “geçerli bir pasaporta sahip olmadan ülkeyi terk etme teşebbüsü” olarak belirtilmiştir. Bunun sebebi ise Fischer'ın yıllardır kullandığı pasaportu, kendisinin haberi olmadan Amerikan Büyükelçiliği tarafından iptal edilmiş, bu da Japon yetkililere bildirilmiştir. Japon yetkililer bundan dolayı Fischer'ı tutuklamıştır ancak bu arada devreye İzlanda girmiş ve Fischer'avatandaşlık vererek kendisini bu durumdan kurtarmıştır.
Fischer, o tarihten bu yana kendisini yakalamak, tutuklayıp cezalandırmak isteyen Amerika'dan kaçmış; Japonya,Macaristan veFilipinler gibi ülkelerde satrançsever dostlarının himayesi altında firari bir hayat yaşamış ve yakalanmamaya gayret etmiştir.
Kanun kaçağı yılları içerisinde Fischer, ikinci bir suç daha işlemiştir. İkinci suç, resmî kanuna aykırı bir suç değildir; bu suç 11 Eylül saldırıları veYahudiler hakkında sarf ettiği birtakım sözler ve değerlendirmelerdir.
11 Eylül 2001 günü Filipinler'de yayın yapan bir radyoya saldırıları yorumlarken şöyle dedi:"Ne kadar güzel haber bu. Ben bu saldırıyı alkışlıyorum. Amerika ve İsrail yıllardır Filistinlileri öldürüyorlar, soyuyorlar; ama bunlar kimsenin umurunda değil. Şimdi iş tersine tepiyor... Amerika yeryüzünden silinmeli."
Fischer, kendisi de anne tarafından Yahudi olmasına rağmen Yahudi karşıtı ifadeleri ile tepki çekmiştir.
Fischer'ın, 17 Ocak 2008'deReykjavík'de bir hastanede öldüğü, aile dostu Gardar Sverrisson tarafından bildirilmiştir. Ölümünün nedeni bilinmemektedir. Bobby Fischer, öldüğünde Amerika değil,İzlanda vatandaşıydı.