Viyana'da (Avusturya) 1716-1737 yılları arasında inşa edilen
Karl KilisesiBarok, Avrupa'da yaygınlaşan sanatta bir anlatım biçimidir. Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelenbarroco sözcüğünden türemiştir.[1][2][3] Barok sözcüğü, birbirinden ayrı iki şeyi tanımlar; sanat tarihinde, Rönesans ile klasikçilik arasında kalan bir dönemi ve bütün çağlarda verilmiş bazı eserlerin tarzını, başlangıcı ve bitişi için kesin bir tarih verilememekle birlikte 17. ve 18. yüzyıllar arasında oluşup şeklini almış bir dönemdir. Mimarlık, müzik, resim ve heykelin etkileyici temalar altında birleştirilmesi amacını güder. Abartılı hareket duygusu ve net gözüken detayları ile dönemin müzik ve edebiyatında da kendini gösterir. Yoğun bir etki bırakan bu anlatım biçimi, kendi alanında fazla eser verildiğinden dolayı bir dönem adı olarak anılmaya başlanmıştır. 1699'daİtalya'da kilise etkisinde doğmuş ve tümAvrupa'ya yayılmıştır.
Mimaride MimarLouis Le Vau ve bahçeciAndré Le Nôtre tarafından yapılanVersay Sarayı, Barok mimarisinin en tipik örneklerindendir. Bunun yanında resimdeCaravaggio,Rembrandt,Rubens,Vermeer; heykeldeGian Lorenzo Bernini; müzikteJohann Sebastian Bach,Antonio Vivaldi,Domenico Scarlatti,George Frideric Handel,Georg Philipp Telemann Barok tarzında eser vermiş kişilere örnek olarak gösterilebilir.
Ayrıca günümüzde de hâlen Barok tarzda eserler veren müzisyenler vardır. Örnek olarak ünlü gitar virtüözüYngwie J. Malmsteen verilebilir. Barok tarzını en çok yansıttığı albümü iseConcerto Suite for Electric Guitar and Orchestra'dır.
1600'lü yıllarda Almanya'da edebiyat konu ve üslup yönünden karışıklık içindedir. Bununla bağıntılı olarak da bu durumu ortadan kaldırıp düzene sokmak çabaları vardır. Bu dönemde Barok edebiyatçıları bu bağlamda büyük uğraş vermişlerdir. Özellikle özgün yapıtlar ortaya çıkarmak, Almancayı edebi bir dil boyutuna getirmek, taklitçiliğin dışına çıkarak özgün eserler verebilmek için çaba harcamışlardır. Bu edebiyatçıların başındaMartin Opitz gelir ki,Almanya’da Barok devri asıl olarak onunla başlar diyebiliriz. Barok devri kendinden önce dine, kendinden sonra isefelsefeye dayalı, reformasyon veaydınlanma arasında gelişmiş bir devirdir. Edebiyatta ağırlıknazım vedramdadır. Barok devrinde nazımda(lirik) genel olarak konu ölüm düşüncesidir. Bu döneme göre ölüm kaçınılmazdır ve hayatfanilikten ibarettir.Sone bu dönemde etkin olan lirik biçimidir. Özellikle bu alandaAndrea Gryphius ve İtalyanPetrus de Vinea Barok dönemi sonesinin belirleyici isimleridir. Andrea Gryphius'un sone tarzındaki eserleri kayda değerdir. Dinsel boyutta çok fazla sayıda eseri vardır ve bunları "Sonn- und Feiertagsonette" adlı kitabında toplamıştır. Şiirlerinin çoğu da yine dini boyuttadır ve duayı andırır. Gryphius eserlerini genelde dinimistik bir tarzda ve ölüm korkusu, öte dünya konularını ele alarak işler.
Roman ise daha çokburjuva konularına yönelenhumarist roman doğrultusunda ilerler. Özellikle romanda epik kahramanlar yerini, kendisi, hayat tarzı ve dünya hakkında düşünen onları alaya alan bir anlatıcıya bırakır. Bu bağlamda İspanyol edebiyatında ün salmış olan komik roman (Schelmenroman)Cervantes'inDon Kişot'u Alman romanına örnek olur.
Öte yandan Barok devrinde Almancayı yabancı dillerin etkisinden (İspanyolca,Fransızca,Latince vb.) kurtarmak için seferberlik başlatılmıştır. Bu bağlantıdaAlmanca yazmak ve Almancayı arılaştırmak düşüncesiyle hareket edilmiştir. Bu amaca yönelik olarakdil cemiyetleri kurulmuştur. 1617'de kurulan "Die Fruchtbringende Gesellschaft", "Palmenarden", 1644'te kurulan "Pegnitzschäfer" ve "Gekränte Blumenorden" bunlara örnek olarak verilebilir. Bunların içinden önemli olarak bahsedebileceğimiz “Die Fruchtbringende Gesellschaft” üyelerini asillerden ve burjuvalardan almıştır.Palmenarden dil kurumu Almancanın Fransızca etkisinden kurtulmasını, onu arı bir dil sayesindekültür dili seviyesine yükseltmek niyetindeydi. 1642 yılında "Deutschgesinnte Genossenschaft" dil cemiyetinin kurucusu olanZesenYunan Tanrıça adlarına Almanca adlar vermiştir. Bundan başka Martin Opitz ise bu konuda bir de kuramsal kitap yazarak edebi dilin Almanca olması için uğraşlar vermiştir. Bu devirde Almanca edebi duygudan yoksundu ve çoğu edebi eserler taklitten ibaretti, ilkel ve çocuksu eserler ortaya konuluyordu. Bu dil çalışmalarıyla birlikte özgün eserler verilmeye çalışıldı. Bu dönemde yapılanpoetik çalışmaları barok devrinde kayda değer çalışmalardı. Bu çalışmalarda edebiyatın tekniğini saptamış ve bunları bir ders kitabı olarak hizmete sunmuş önemli poetikçiler vardır. Bunlar:Martn Opitz -Buch von der deutschen PoetereiHarsdörfer -Poetischer TrichterZesen -Hochdeutscher helikonBuchner -VerskunstSchottel -Teutsche Sprachkunstdir.