Bu madde Arapça Tanrı kelimesi hakkındadır. İslam'ın Tanrı anlayışı içinİslam'da Tanrı sayfasına bakınız. Diğer kullanımlar içinAllah (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.
İbrahimî dinlerin kitaplarındaTanrıkişileştirilmiş bir yaratıcıdır. Birincil kişi olarak konuşur ve bazen insanların karşısına "insan görüntüsü" ile çıkar.[8] İslam'da Allah Müntakim (intikam alan), Mütekebbir (büyüklenen)dir. Ayrıca Sabur (çok sabırlı), celil (Celalet; 1/azamet, 2/hiddetlilik, hışım), rahim (çok merhametli), halim (yumuşak huylu), vedud (sevecen) gibi insani duygular ifade eden isimlerle de anılır ve insana ait özelliklerin de aslında Allah'a ait olduğu ifade edilir.Hristiyanlıkta Tanrı baba gibi,Sufîlikte arkadaş gibidir.[9] Tanah'ta daYahve'nin sık sık kişileştirildiği görülür.
Tanrı hakkındateşbihiantropomorfik bir dil kullanılıp kullanılamayacağı Yahudi, Hristiyan ve İslam düşünce tarihinde oldukça yoğun tartışmaların konusu olmuştur. İbrahimî dinlerin kutsal kitaplarında Tanrı'yı teşbih eden, antropomorfik örneklere rastlanabileceği gibi O'nu yaratıklara benzemektentenzih eden ifadelere de rastlanmaktadır. Genel bir bakışlaKur'an veKitâb-ı Mukaddes'te tenzihten çok teşbihin var olduğu söylenebilir.[10]
Etimoloji
Allah, aslen Arapça bir kelimedir.[11] Bazıları İbranicedeki “İyl” veya Süryanice ve Kildancadaki “İlaha” kelimelerinden türediğini ileri sürmüşlerdir.[12] Elbette sırf benzerlik, kelimenin Arapça olmadığına ve başka dillerden alındığına delalet etmez.[13]
Ad hakkındaki Müslüman görüşleri
İsmail Hakkı Altuntaş "Allah kelimesinin 'ilah'dan türetilmiş olduğu bunun da Sami dinlerin ortak kullanımı olan El/İl den türetilmiş olduğu daha kabul edilebilir bir görüştür. Pagan baş Tanrısı ölümsüzEl'in isminin geçirdiği linguistik değişmelerin Hem Yahudilere hem Müslümanların hem de diğer birçok dinin Tanrı isimlerinin oluşumunda katkıda bulunmuş olacağı ihtimali kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bütün dinler bir önceki dinlerin inanç, dil, kültür, yaşam, dünya görüşü gibi birçok ögelerinden beslenerek gelişmişlerdir. Aramca-Süryanice konuşanİsa da Tanrı'ya son nefesinde şöyle diyordu: 'Eli, Eli, lama şevaktani', ‘Tanrım, Tanrım beni neden terk ettin?” demiştir.[14]
Arapçadaki “ilah” adının, Süryanice olduğu, “Laha” veya Aramice “alâha” kelimesiyle ilgili olacağı üzerinde duranlar da olmuştur.[kaynak belirtilmeli]
İslam öncesi değişimler: İbrani dini metinlerindeki Tanrı ile ilgiliinsanbiçimci anlatımlar zaman içerisinde hafifletilir veya yok edilirler. ÖrneğinKitab-ı Mukaddes'tekiYunus kitabının,Midraş türü, tarihi bir gerçekliğe dayanmayan, eğitim veya öğüt amaçlı[16][17] Tevrat kıssasında Yahudi tercümanlar, antik metindeki insanbiçimci betimlemeleri kaldırmıştır.
Yunus 1:6'da[18] Masoretik Metin'de (MT) "... Tanrı belki halimizi görür de yok olmayız..." diye yazarken Yunus Targum'unda bu pasaj "...belki Tanrı'dan üzerimize rahmet gelir..." yazmaktadır. Gemi kaptanının teklifi tanrısal geleceği değiştirmekten çok tanrısal acımayı elde etmeye yöneliktir. MT'deYunus 3:9'da[19] "Belki o zaman Tanrı düşüncesini değiştirip bize acır, kızgın öfkesinden döner de yok olmayız" derken Targum'da "Her kimin anlayışında günah varsa tövbe etsin ve Tanrı tarafından bize acınacak" yazar. Tanrı düşüncesini değiştirmemektedir, acımaktadır.
Muazzez İlmiye Çığ'a göre İbrahimi dinlerde tanrı tarih içerisinde insanbiçimci tanımlamalardan arındırılarak daha soyut kavramlarla ifade edilen, değişerek gelişen bir figürdür. Başlangıçta gökte bir saray içerisinde, etrafında bir sürü yaratıkla yaşayan, göğe merdivenle inip çıkan, diğer tanrıları da tanıyan insan biçiminde bir aile veya klan tanrısı iken, zaman içerisinde seks yaşamları ve insani özellikleri yok edilerek sadece melekler ve şeytanlar üzerinden konuşan ulusal ve son aşamada evrensel tanrı figürüne dönüşür.[20] Bu aşamada evrenin yaratıcısı olan Tanrı; sonsuz, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen bir tanrıdır. Günümüzde İbrahimî dinler Tanrı'nın zamandan ve mekandan bağımsız olduğuna inanır, bu yüzden Tanrı somut evrenden bağımsızdır ancak yine de yakarışları duyar ve tepki verir.
İslam'da Allah inancının gelişimi
Tek ve benzersiz Allahinancıİslamitevhid inancının temelidir. "Allah" sözcüğü Kur'ân'da 2699 kez tekrarlanır.İhlas Suresi,İslâm'ın Allah inancını özetler: "De ki; O Allah bir tektir. AllahSamed'dir. Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve O'na hiçbir şey denk olmamıştır."
Bunun yanında; "Allah, Âdem'i kendi biçiminde yarattı",[21] "Resulullah buyurdular ki: "Biriniz sırtüstü uzanıp, sonra da ayak ayak üstüne atmasın.",[22] Resulullah'ı dinledim, "O gün bacak açılır ve secdeye çağrılırlar ama güç yetiremezler" (Kalem 42) mealindeki ayetle ilgili olarak şöyle diyordu: "Rabbimiz baldırını açar, her mü'min erkek ve her mü'min kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine ikiyüzlülük ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür[23] ve benzeri anlatımlar dini kaynaklarda yer alır.
Din bilginleri yaratıklara benzemeyen ve her türlü eksik sıfatın dışında tutulduğunu, Allah anlatımıyla çelişen insan biçimci anlatımlarımüteşâbih (kapalı anlamlı) olarak nitelendirip gerçek anlamının bilinemeyeceğini söylerler.[24]
Kur'an ve hadis anlatımlarında Allah kızar ve öfkelenir, "öç alma" yoluna gider, yatışır, düşünür, acır (Rahim), bağışlar; "efendi (Rabb) ve "kral" (Melik) olur,evi vetahtı vardır.[25] "Zorba" (Cebbar), "sevecen, "(Vedûd), öfkelidir (Celil). Kur'an'da insansı bir dil ile Muğire Oğlu Velid'e zenim (soysuz) şeklinde hakaret edilir.[26]Kur'an'daAllah'ın 99 ismi arasında verilenintikam alan,sabırlı olan gibi isimler ile (ant içme, beddua etme,[27] hikâyeler anlatma, kendisine dostlar ve düşmanlar edinme gibi) eylemlerkişisel tanrı olarak tanımlanan veTanrı'yainsanîsıfatlar atfeden diğer örneklerdir.
İslamdaselef devri olarak adlandırılan, başlangıçta sorgulanmayan ve inanç açısından sorun olarak görülmeyen Allah'ın zatı, sıfatları ve eylemleriyle ilgili inancın teşbih-tenzih tartışmaları üzerinden belirli değişimler geçirdiği,gökyüzündearşta (koltuk) oturan, iki eli,[28] yüzü,[29][30] "gözler"i,[31][32][33][34] karnı, bacağı gibi insani sıfatlarla tanımlanan yaratıcı inancınınkelamcılar tarafından sorgulandığı, bu kapsamda farklı görüş vemezheplerin ortaya çıktığı görülür.[35]
Sufî: Allah'ın şeklinin olmadığına, sonsuz olduğuna, şimdiki halimizin onu görmeye gücünün yetmediğine ve Allah'ın "her yerde" olduğuna inanır.
Mutezile-Cehmiyye: Cehmiyye ve İslamda akılcı mezhep olarak bilinen MutezileTevhide aykırı bularak Allah'ın herhangi bir şekilde insana benzetilmesine karşı çıkar vesoyutlama yapar.[36][37]
Mücessime,Müşebbihe,Selefi,Vahhabi: Allah'ı teşbihlerle anlatır, ona gerçek anlamda el-yüz atfeder ve arşta oturduğunu kabul eder. Selefiliğin teorisyeni kabul edilenİbni Teymiyye "Allah, arş kadardır, ne ondan büyük ne de ondan küçüktür." ifadelerini kullanmıştır.[38]
Tefvizcilik:Müteşâbih ayetleri sorgulamaz ve olduğu gibi kabul eder. Tamamenzahirî ispat etmeye çalışmaz veyate'vil etmez. Onun yerine ayeti olduğu gibi kabul edip bu soruları sormaz ve dile getirmez.Selef-i Salihîn'de bunun yapıldığı görülmektedir.
İslam din felsefesinin geleneksel adı olanKelâmcılıkta Allah'a zaman ve mekan izafe edilmesi onuncismanileştirilmesi olarak değerlendirilir. Ayrıca Allah'ın insana benzetilmesimüşebbihe olarak tanımlanır, İslâmdışı veküfür kabul edilerek reddedilir.[39] Tevrat'taki "Yakup ile güreşe tutuşanTanrı" (Hoşea 12:3) ve Hristiyanlık üçlemesindeki "Baba Tanrı" figürü eleştirilir.Kelâmcılar Kur'ân ve kudsihadisler gibi İslâmî kaynaklarda kullanılan Allah'a mekân (gök, arş (taht) izafe eden (Taha-5 ve Araf 54))[40] ve “Allah'ın eli” Allah'ın yüzü”, "insanınRahmân suretinde yaratılması"[41][42] gibi ifadelerle Allah'ın işitmesi, görmesi gibi ifadeleri mecazi ifadeler olarak tanımlarlar.[43]
Allahmelekler tarafından taşınan ve kendisine övgüler sunularak etrafında dönülen arş adı verilen bir tahtta oturur.[44] Âlemin idaresi de buradan yapılmaktadır.[45] Arş koç veya insan, arslan, öküz, kartal yüzlü meleklerce taşınır. Bazı rivayetlerde sayıları dört olan taşıyıcıların sayısının ahirette bazı peygamberlerin de katılmasıyla sekize ulaşacağı, Allah'ı tespih ederken Arapça, diğer zamanlarda ise Farsça konuştukları rivayet edilir.[46] Malzeme ve ebad: Rivayetlere göre arş nurdan, nur suyundan veya yakuttan yaratılmış büyük sütunları bulunan bir tahttır.[47] Arş altı, üstü, sağı, solu, ağırlığı, gölgesi, köşeleri, sütunları olan, kubbe şeklinde büyük bir nesnedir.[48] Yedi gök ile yer, kürsüye göre çölün ortasına atılmış bir yüzük halkası, Arşın kürsüye göre büyüklüğü ise, çölün halkaya olan büyüklüğü kadardır.[49] Yeri: Arşyedinci göğün üzerindeki firdevs/ adn cennetinin üstünde, Allah da arşın üzerinde bulunmaktadır. Güneşin yörüngesi arşın altındadır ve güneş ışığını arşın nurundan alır.[50]
Allah'ın sıfatları İslam akait mezheplerini oluşturan ve kendilerinekelamcı denilen İslâm felsefecileri tarafından tanımlanan sıfatları ifade eder. Tartışmalar İslam entelektüelizminde zamanla daha soyut (müteal, varlıküstü) bir tanrı tanımlamasını da beraberinde getirmiştir. Kelamda Allah'ın vücudu veya varlığı,şuunat olarak ifade edilen fiilleri, isimleri ve sıfatları ile ele alınmıştır.
Kelamcılara göre Allah'ın kendisi bilinmez, Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur. Mezheplere göre farklılık arz etmekle beraber, Allah'ın sıfatlarıuluhiyetin ayrılmaz gereği olarak kabul edilenzatî vesubûtî sıfatlardan oluşur;
Kelamcılar tarafından Allah'ınmahiyyet-i nefsü'l emriyesinde sabit ve daimi olan, ancak diğer varlıklarda da benzerleri bulunan sıfatlar olarak tanımlanırlar.Hayat sahibi oluşu,ilim sahibi oluşu, işitmesi (Semi), görmesi (basar), irade etmesi, bir şeyi dilemesi (İrade), gücünün yetmesi (kudret), söz söylemesi (Kelam) olarak sıralanabilir. Yaratma (Tekvin) da subûtî sıfatlardan kabul edilmiştir.
Kelam anlayışında Allah'ın varlığı ve birliğinin delilleri
Kelâmcılar arasında Allah'ın varlığının ispatı ve sıfatlarıkelamcılar uzun tartışmalara konu olmuştur.Kelâmcılar Allah'ın mahiyetinin bilinemeyeceğini, ne olmadığının ise akılla bilinebileceğini ifade ederler. Buna göre Allah'ın benzeri olmadığı gibi, zıddı da yoktur.
İyilik ve kötülük tanrısının ayrı düşünüldüğüManicilik veZerdüştçülük gibi dinlerden farklı olarak, İslam tek tanrı inancını benimsemiş ve “iyilikler gibi kötülükler de Allah'tandır” ön kabulü imanın esaslarından sayılmıştır.
Kelâmcılar Allah'ın varlığını kanıtlama amacıyla bazı önermeler saymışlardır:
Hudus delili: "Evren'deki her şey sonradan olduğuna göre bunların öncesinde ve bunların hepsine sebep (ilk sebep) olan bir varlık olmalıdır."
Nizam delili: "Evren'deki nizam bir nizam kurucunun varlığını kanıtlar."
İmkan delili: "Evren'deki her şeyin olması da mümkündür, olmaması da. Bu kuralın bir istisnası olmalıdır, yani yokluğu imkânsız olan, Allah'tır."
İlm-i evvel delili: "Evren'deki her şey ilim (ön bilgi) ile var olabilir. Bu bilgiye sahip birisi olmalıdır."
Kabul-u amme delili: "Herkes Tanrı'nın varlığını kabul eder, öyleyse vardır."
Sufîlere göre Allah her şeyde ayandır (görünen) ve aslında her şeydir. Onun dışındaki varlık alemi, varlığı ve yokluğu eşit olan bir hayaldir. Allah insanların şekline ve vücuduna girer (hulul) ve kendisiyle konuşulur, arkadaşlık kurulur.
Hallâc-ı Mansûr'a göre iseMüşebbihe itikadî mezhebindeki görüşlere benzer fikirlere inanmak büyük günahlardan sayılmakta ve neticede kişiyi "tevhîd" inancının dışına iterek, onun varlığının inkârına kadar sürüklemekteydi.[51][52]
“Allah'ın isimleri” (Ar. "el-Esmâü'l-Hüsnâ",Tr. "En Güzel İsimler"),Kur'an vehadislerde Allah'a izafe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah'ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir.İslâmî mistisizmde 99 tanesi şifacılık, ritüel ve dualarda kullanılır.[53] İslâm toplumunda bunların dışındaRab,"Hüda" [en],Yezdan, Çalab gibi isimler de Allah için kullanılırlar.
Bu isimlerin bir kısmı, yeni söyleyiş ve anlamsal yüklemeler yapılarak Araplaştırılmış kelime köklerinden türeyen isimlerden oluşur; Allah, Halik, Malik, Hakem, Hannan, Sultan, Kebir, Fatır, Fettah, Rab, Hadi, Tevvab, Musavvir, Kuddüs vb.
Kur'an'da isimleri anılan peygamberler ve bunların kitapları kendilerini sıklıklaYahve'ye bağlamalarına rağmen[54][55][56] İslam'da Yahve/Yehova ismi kullanılmaz ve bilinmez. Kur'an'da Cebrail, Mikail gibi melek isimleri diğer İbrahimi dinlerde olduğu gibiEl (ya da İl) ile bağlantılıdırlar. Kur'an'da da geçen ve İslam'da geleneksel olarak dualara başlarken kullanılan Allahumme, İbranice (olasılıkla)Elohim kelimesinin Arapça telaffuzundan ibaret bir kelimeydi. Elohim İbranicede "majesteleri!" ifadesinde olduğu gibi yüceltme amaçlı çoğul ("Tanrılar!" gibi) olarak kullanılmaktaydı.[57][58] Yahudilikte Yahve yerine kullanılan isimlerden olanRab (efendi, ağa, İng. Lord) kelimesi de Kur'an'da sıklıkla Allah için kullanılır. Yahve yerine kullanılan kelimelerin10 emir arasında bulunan "Tanrın Yahve'nin adını boş yere ağzına almayacaksın, Yoksa Yahve bunu cezasız bırakmayacak"[59] ifadesi ile bağlantılı olarak Yahudiler arasında yerleştiği düşünülüyor.[60] Kuran'da Allah için en sık kullanılan isim/sıfatlardan bir diğeri de (Arap kökenli olmayan) Rahman'dır.[58][61] Bu sıfat teriminin (Rahmanan/Rahman) bilinen en eski kullanımı Akadca ve Aramice'deHadad'a adanmış bir yazıtta bulunur.[62]
Bu isimlerdenAhad,Samed kelimeleriyleAzîz [en],Rahmân,Malik, Vedud gibi isimlerArap mitolojisi'nde tapınılmakta olan yerel tanrı isimlerine benzerlikleriyle dikkat çekerler.Muazzez İlmiye Çığ bir örnekle bunun tek tanrıcılığa giden yolda gerçekleştirilen değişimlerden birisi olduğunu kaydeder.[63] İslam öncesi Arap toplumunda var olan tanrı isimlerinden Allah adının Al-lat, Mennan'ın Menat, Aziz'in Uzza ile olan fonetik-etimolojik bağlantısı dini çevrelerin de dikkatini çekmiş,[64] konuya antropolojik yaklaşımdan farklı, Allah'ı ve İslamı merkeze alan açıklamalar getirilmiştir.
Arş,kelamcılar tarafından mahiyeti bilinemeyen taht olarak ifade edilir. AyrıcaBaal Tapınağı'ndaBaal'ın oturduğu tahtın adı[65] vePalmira'da bir tanrının adı Arş (Arşu, Arsu) olarak geçer.[66]
^"God".Islam: Empire of Faith. PBS. 27 Mart 2014 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi: 18 Aralık 2010.
^"Islam and Christianity",Encyclopedia of Christianity (2001): Arabic-speaking Christians and Jews also refer to God asAllāh.
^Gardet, L."Allah". Bearman, P.; Bianquis, Th.; Bosworth, C.E.; van Donzel, E.; Heinrichs, W.P. (Ed.).Encyclopaedia of Islam Online. Brill Online. 3 Nisan 2019 tarihinde kaynağındanarşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mayıs 2007.
^Williams, W. Wesley, "A study of anthropomorphic theophany and Visio Dei in the Hebrew Bible, the Qur'an and early Sunni Islam", University of Michigan, March 2009
^"The man who realizes God as a friend is never lonely in the world, neither in this world nor in the hereafter. There is always a friend, a friend in the crowd, a friend in the solitude; or while he is asleep, unconscious of this outer world, and when he is awake and conscious of it. In both cases the friend is there in his thought, in his imagination, in his heart, in his soul."Hazrat Inayat Khan, quoted fromThe Sufi Message of Hazrat Inayat Khan
^İlyas İbranice "Benim tanrım Yahu/Jah"tır anlamına gelen bir kelimedir.New Bible Dictionary. 1982 (second edition). Tyndale Press, Wheaton, IL, USA.ISBN 0-8423-4667-8, p. 319
^Wells, John C. (1990).Longman pronunciation dictionary. Harlow, England: Longman. s. 239.ISBN0-582-05383-8. entry "Elijah"
^"Orijinal İbranice metinlerde 6 bin 828 defa YHVH kullanımı yer alır." Wilhelm Gesenius (Hrsg.): Hebräisches und Aramäisches Handwörterbuch über das Alte Testament. Zweite Teillieferung. 18. Auflage. Springer, 1995, ISBN 3-540-58048-4, S. 446.
^Hastings, James, (Ed.) (1913).Encyclopædia of Religion and Ethics, Volume VI: Fiction–Hyksos. Edinburgh: T. & T. Clark. s. 248.