A Pluralist Approach to Merleau-Pontian Cognitive Science.Beyza Çavuş &Jeff Yoshimi -forthcoming -Paradigmi.detailsRepresentational and embodied approaches to cognitive science are often presented in opposition to one another, with Merleau-Ponty serving as a historical precursor to embodied approaches. We argue that the two approaches are compatible and complementary, and that both can be used to interpret Merleau-Ponty's (and Husserl's) work. To support our arguments, we describe two forms of representation associated with two distinct processes. Motor intentionality is a process of direct embodied interaction (reflexes, habits, skilled behaviors) which use mediating representations to bind (...) sensory information together and guide behavior. These internal states reliably indicate specific stimuli (even if just during a transient episode), are associated with a determinate phenomenal character (a “typical physiognomy”), and correspond to what Husserl describes as passive synthesis. Higher-level processes like reasoning make use of more explicit representations (what Husserl calls active processes), which are associated with focused attention and “explicated” propositional contents. The two kinds of process can occur independently, but are often fully woven together, as for example when a friend makes explicit suggestions while the two of you cook. We also discuss Merleau-Ponty’s famous Schneider case, which makes vivid what happens when both types of processes (motor intentionality and high-level reasoning; passive and active synthesis) are intact, but when some explicit representations are damaged. A certain stratum of virtual or projected space is lost, and so a certain kind of abstractly guided behavior is unavailable to him. (shrink)
Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā Festivallerinde Dikkat Çeken İki Tantracı Unsur: Tanrıça Kültü ve Hayvan Kurbanı.Beyza Aybike Deveci -2024 -Dini Araştırmalar 67:254-275.detailsHinduizm’de ibadet genellikle bireysel bir şekilde gerçekleştirilmekle birlikte topluca uygulanan biçimleri de bulunmaktadır. Yıllık festivaller toplu ibadetlerin en belirgin örnekleridir. Dini ve kültürel yaşamın önemli bir parçasını oluşturan bu festivallerin her biri farklı tanrılarla yahut tanrıçalarla ve mitolojik olaylarla ilişkilidir. Hindu festivalleri ritüelleri, duaları, dansları, festivalle ilişkili heykellerin yapılmasını, kutlamanın konusuyla ilgili olayların sergilendiği çadırların hazırlanmasını ve birlikte yenilen yemekleri içerir. Birlik ve beraberlik içinde kutlanan festivaller bir yandan tapınılan tanrıya, tanrıçaya bağlılığı kuvvetlendirirken diğer yandan toplumsal birliği pekiştirir. Hinduizm’deki festivallerin (...) kutlama biçimleri bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiği gibi dini geleneklere göre de farklılıklar ihtiva eder. Çalışmamızın konusu olan Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā festivalleri tüm Hindular tarafından kutlanan önemli bir festivaldir. Tanrıçaya adanan bu festivallerden Durgā Pūcā tüm Hindistan’da Kālī Pūcā ise Batı Bengal, Assam, Odişa/Orissa ve Tripura gibi doğu Hindistan bölgelerinde kutlanır. Makale Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā festivallerini ve bu festivallerde yer alan tantracı unsurları incelemeyi amaçlar. İnceleme konusu olarak bu iki festivalin seçilmesinin sebebi genel olarak Hinduizm’deki temel kutlama şekillerini devam ettirmekle beraber tanrıçaya tapımın ve hayvan kurbanının festivalin merkezinde yer almasıdır. Makalede Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā festivallerinden söz edildikten sonra Tantracılığın ne zaman ve nerede ortaya çıktığından ve tantracı unsurlardan bahsedilecektir. Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā festivallerinde tantracı unsurların nasıl yer aldığı ve bu unsurların dini açıdan ne anlama geldiği üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda tanrıçaya tapım ve hayvan kurbanının bu festivallerin merkezinde yer alması tantracı düşüncenin etkisini anlamak açısından önemlidir. Zira Tantracılık yüce varlık anlayışında şaktiye önem verir ve onun tezahürleri olarak görülen tanrıçayı merkeze koyar, geleneksel Hindu düşüncesinin kabul etmediği ibadetleri kabul eder ve uygular. Zaman içerisinde bu ibadetler belirli gruplar tarafından devam ettirilmekle birlikte bazı ibadetlerin ve festivallerin kutlanış biçimlerinde kendini gösterir. Çalışmada dinler tarihinin betimleyici yöntemi kullanılarak festivaller, kavramlar ve fenomenler tanımlanmaya çalışılmıştır. Din fenomenolojisi metodundan faydalanarak Durgā Pūcā ve Kālī Pūcā festivallerinde gerçekleştirilen ritüellerin incelemesi yapılmıştır. Kavramların Türkçe’ye doğru ve eksiksiz bir şekilde aktarılabilmesi için Türkçe’de karşılığı olan harflerin yanında Hint hükümeti tarafından kabul edilen ISO 15019 çeviri yazım tablosu kullanılmıştır. (shrink)
No categories
Linguistic Justice for Europe and for the World.Beyza Björkman -2012 -International Studies in the Philosophy of Science 26 (3):354-357.detailsInternational Studies in the Philosophy of Science, Volume 26, Issue 3, Page 354-357, September 2012.
Ki̇mi̇ nöroloji̇k veri̇ler işiğinda beyi̇n-bi̇li̇nç i̇li̇şki̇si̇ üzeri̇ne kisa bi̇r tartişma I.Beyza Nur Bayat -2019 -Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 31:41-46.detailsBilinç ile beyin arasındaki ilişki, düşünce tarihi boyunca tartışma konusu olmuştur. Son yüzyıla kadar zihin-beden ya da ruh-madde gibi kavramlarla anılan bu mesele, nörolojinin ivme kazanmasıyla birlikte beyin ve bilinç arasındaki ilişkiye indirgenmiştir. Bu bağlamda, insanın beyninde ortaya çıkan bilinçlilik durumunun, başka bir deyişle fenomenal deneyimlerin, nasıl meydana geldiği ve beyin ile bilincin birbirlerini nasıl etkiledikleri, hem bilimsel verilerle hem de bu verilerden hareketle ortaya konan felsefi yaklaşımlarla açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmada, beyin ve bilinç arasındaki etkileşim sorununun nörolojinin verilerinden hareketle (...) nasıl ele alındığı incelenecektir. (shrink)
No categories
Ki̇mi̇ nöroloji̇k veri̇ler işiğinda beyi̇n-bi̇li̇nç i̇li̇şki̇si̇ II.Beyza Nur Çavuş -2020 -Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 33:56-61.detailsYüzyıllardır tartışılagelen zihin-beden sorunu, günümüzde bilinç ve beyin arasındaki etkileşim problemi olarak ele alınmaktadır. Ortaya konan nörolojik verilerden hareketle, tamamen maddi bir organ olan beyin ile fiziksel özellikler taşımayan bilinç arasında, nasıl bir ilişki olduğunu açıklamak için felsefi kuramlar ileri sürülmektedir. Bu kuramlardan bazıları, bilinç ile beynin birbirinden tamamen bağımsız olduğunu iddia eden düalist kuramlardır. Bazıları ise, bu bağımsızlığı reddederek ikisinden birini diğerine indirgeme yolu ile çözüme ulaşmaya çalışan monist kuramlardır. Bu çalışmada, beyin-bilinç ilişkisini açıklamaya çalışan çağdaş felsefi kuramlar ele (...) alınacaktır. (shrink)
No categories
Zeynep Sağır (Ed.). Din Psikolojisi: Teori, Güncel Araştırmalar ve Yeni Eğilimler. İstanbul: Dem Yayınları / Publishing, 2020. [REVIEW]Beyza Okumuş -2021 -Ilahiyat Tetkikleri Dergisi 55:505-509.detailsFırat Üniversitesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı’nda görev yapmakta olan Dr. Zeynep Sağır editörlüğünde hazırlanan “Din Psikolojisi: Teori, Güncel Araştırmalar ve Yeni Eğilimler” başlıklı çalışma, din psikolojisi alanında çalışmalarını yürüten doktor veya doktora öğrencisi araştırmacıların hazırlamış oldukları makaleleri bir araya getirerek alanın güncel çalışmaları hakkında fikir vermeyi hedeflemektedir. Suriyeli mülteciler üzerine yapılmış çalışmalar, Fowler’ın İnanç Gelişimi Teorisi, organ kaybı yaşayan bireylerin manevi yaşam doyumları, manevi danışmanlık ve rehberlik lisansüstü programları, din ve mizah, rüya, radikalleşme ve manevi müzik terapi uygulamaları eserde ele (...) alınan konulardır. Girişte bölümler hakkında kısa özetler eserin sonunda ise yazarların kısa biyografileri yer almaktadır. Çalışmanın hedef kitlesi din ve psikoloji konularına ilgi duyan araştırmacılar olduğu için kullanılan dil akademiktir. Eser, alanda yapılan yeni araştırmaları görmek isteyenler için oldukça faydalıdır. (shrink)
No categories
Destiny and Fatalism in Convicts.Ahmet Albayrak &Beyza Akdümbek Atan -2019 -Kader 17 (1):124-152.detailsDivine providence is one of the most intriguing topics of today. Despite the scientific progress, individuals are aware that they cannot lead a life isolated from destiny. It is explained by social scientists from different perspectives. This study focuses on the knowledge of destiny and fatalism tendencies of people who are convicted of different crimes. The research has been conducted on 114 people who are convicted of different crimes at the General Directorate Probation in Bursa. Knowledge of destiny and fatalism (...) tendencies of convicted people have been investigated with socio-demographic variables and survey method. A direct relationship has been determined between education and economic level of convicted people as well as being happy to come to the world and being hopeful about future. An inverse relationship has been found between age and the knowledge of destiny of those people. A significant difference has been detected between the belief in fatalism and the state of violence in our study. There is destiny but not fatalism in Islam religion. The destiny belief does not eliminate responsibility of humans; rather it offers psychological wellness to people who struggle to survive in the world of difficulties. Our research aims to further demonstrate the relationship between belief in destiny and crime by means of quantitative evaluation and qualitative analysis. (shrink)
Cyborg Encounters: Three Art-Science Interactions.Ayşe Melis Okay,Burak Taşdizen,Charles John McKinnon Bell,Beyza Dilem Topdal &Melike Şahinol -2022 -NanoEthics 16 (2):223-238.detailsThis contribution includes three selected works from an exhibition on _Cyborg Encounters_. These works deal with hybrid connections of human and non-human species that (might) emerge as a result of enhancement technologies and bio-technological developments. They offer not only an artistic exploration of contemporary but also futuristic aspects of the subject. Followed by an introduction by Melike Şahinol, _Critically Endangered Artwork_ (by Ayşe Melis Okay) highlights Turkey’s ongoing problems of food poverty and the amount of decreasing agricultural lands. It displays (...) seeds of a promising endemic plant to mitigate these problems using the seeds of the _Thermopsis Turcica_, a herbaceous perennial endemic plant. _Ecomasculinist Pregnancy_ (by Burak Taşdizen and Charles John McKinnon Bell) follows the design fiction methodology and illustrates a future scenario through a patient’s diary and the medical letters he receives during his pregnancy with an extinct sea-lion. _Polluted Homes_ (byBeyza Dilem Topdal) is a fictional art installation consisting of polychaete species evolved in time under the ecological circumstances prevalent in the Bosphorus and the Sea of Marmara today. These works show, that manufacturing life has consequences, not only for the human body and its physical appearance, but also, for example, for gender orders, the social structure of society, and even the environment, and thus for (re)shaping (non)living matter and their environments. This Art-Science Collection intends to provide an impetus for debate about the extent to which cyborg encounters should be taken seriously. (shrink)
Gesture Reduces Mapping Difficulties in the Development of Spatial Language Depending on the Complexity of Spatial Relations.Ercenur Ünal,Kevser Kırbaşoğlu,Dilay Z. Karadöller,BeyzaSümer &Aslı Özyürek -2025 -Cognitive Science 49 (2):e70046.detailsIn spoken languages, children acquire locative terms in a cross‐linguistically stable order. Terms similar in meaning to in and on emerge earlier than those similar to front and behind, followed by left and right. This order has been attributed to the complexity of the relations expressed by different locative terms. An additional possibility is that children may be delayed in expressing certain spatial meanings partly due to difficulties in discovering the mappings between locative terms in speech and spatial relation they (...) express. We investigate cognitive and mapping difficulties in the domain of spatial language by comparing how children map spatial meanings onto speech versus visually motivated forms in co‐speech gesture across different spatial relations. Twenty‐four 8‐year‐old and 23 adult native Turkish‐speakers described four‐picture displays where the target picture depicted in‐on, front‐behind, or left‐right relations between objects. As the complexity of spatial relations increased, children were more likely to rely on gestures as opposed to speech to informatively express the spatial relation. Adults overwhelmingly relied on speech to informatively express the spatial relation, and this did not change across the complexity of spatial relations. Nevertheless, even when spatial expressions in both speech and co‐speech gesture were considered, children lagged behind adults when expressing the most complex left‐right relations. These findings suggest that cognitive development and mapping difficulties introduced by the modality of expressions interact in shaping the development of spatial language. (shrink)
Pleasure, Suffering, and Painless Civilization.Masahiro Morioka -2022 -The Review of Life Studies 13:1-9.detailsBeyza Şen and Ali Tacar's interview with Masahiro Morioka on painless civilization and his recent works. "In our contemporary civilization we can experience pleasure, pleasantness, and comfort, and can avoid pain and suffering, albeit at the sacrifice of joy of life, which is indispensable for acquiring our life without regret. Of course we have a lot of pain and suffering in our society, so our lives are not painless at all, but I cannot help feeling that our contemporary scientific (...) civilization is progressing in the direction of eliminating pain and suffering irreversibly. ...". (shrink)
Hayatin Anlami.Thaddeus Metz -2023 -Öncül.detailsTranslation of 'The Meaning of Life' (second revised edition for the Stanford Encyclopedia of Philosophy) into Turkish byBeyza Nur Dogan.
No categories